Otobiyografik Yazılar ve Notlar
Felsefe Kitapları / 9 Ağustos 2019

Çocukluğunda dini bütün bir Hıristiyan. Müziğe pek meraklı… Yetenekli ve gelecek vadeden genç bir filolog iken Schopenhauer ile tanıştı, tabii eserleri üzerinden. Hayat boyu devam edecek hesaplaşmalar ve kopuşlar başladı… Sonrasında, ortaya koyduğu eserler üzerine notlarından izlenebilen bir yaşam… Felsefe tarihinin en müstesna filozoflarından Nietzsche’nin sıra dışı yaşam hikayesi.

Hukuk Sosyolojisinin Temel İlkeleri
Hukuk Kitapları / 18 Temmuz 2019

“Araştırmacının dikkatini devletle, mahkemelerle, kanunlarla ve muhakeme usulüyle sınırlayan bu hukuk düşüncesi hukuk bilimini bugüne kadar en beter şekilde maruz kaldığı fakirliğe mahkûm etmiştir. Bir sonraki adım bu zincirlerden kurtulmayı ve hukuk normunun yalnızca devletle olan bağlantısı içerisinde değil aynı zamanda sosyal ilişkisi içerisinde incelenmesini gerektirmektedir.” “Aileyi tasvir etmeden aile hukukunu öğretmek; hayatta eşya üzerinde ne tür hakların görüldüğünü belirtmeden eşya hukukunu açıklamak; kurulmakta olan sözleşmelerin içeriğini açıklamadan sözleşme hukukunu açıklamak imkânsızdır.” “Bir dönemin ya da bir halkın hukukunu kanunun bölümlerine hapsetmeye çalışmak bir akarsuyu bir gölette hapsetmek kadar akıl dışıdır. Gölete konulan su artık canlı bir akarsu değil, durgun bir havuzdur ve havuzun içine az su konulabilir.” “Yaşayan hukuk, hukuki önermeler içerisinde vazedilmiş olmasa da hayata hükmeden hukuktur. Bu hukuk hakkındaki bilgimizin kaynağı, birinci olarak, modern hukuki belgelerdir; ikinci olarak, hayatın, ticaretin, âdet ve teamüllerin ve yalnızca hukukun tanıdığı değil, aynı zamanda görmezden geldiği ve göz yumduğu hatta onaylamadığı bütün birliklerin doğrudan gözlemlenmesidir.” “Hukuk sosyolojisi yaşayan hukukun ortaya çıkarılmasıyla başlamalıdır. Dikkatini öncelikli olarak soyut olana değil, somut olana yönlendirecektir.” Avusturyalı hukukçu Eugen Ehrlich (1862-1922), Kıta Avrupası için hukuk sosyolojisi disiplininin birkaç kurucusundandır. Normlar hiyerarşisine bağlı bir hukuk tarifinin gerçeklikle örtüşmediğini fark eden Ehrlich, hukuk kurallarını muhataplarına ve kaynaklarına göre…

Antik Çağ Mutfak Sözlüğü
Genel / 12 Haziran 2019

İnsanoğlu yeryüzünde göründüğü günden beri yemekle haşır neşir bir hayat sürdürüyor, ateşi kullanmayı ve kontrol etmeyi öğrendiğinden beri yiyeceklerini pişiriyor, kap-kacak üretimine geçtiğinden beri yemek pişiriyor, yerleşik hayata geçtiğinden beri bu iş için özel bir alan kullanıyor ve nihayet M.Ö. IV. yüzyıldan beri evinde mutfak olarak adlandırabileceğimiz bir yapıya yer veriyor. Krallıklar ve imparatorluklar kurulduğundan beri de seçkin yiyecekler hazırlayıp onları sunmayı seviyor. Anlaşıldığı kadarıyla insanoğlunun besinle ilişkisi durmak bilmeyen bir gelişim süreci içindeydi. Elbette bu sürecin en başından beri yiyeceklerini ve yemek hazırlamak için kullandığı ekipmanı bizzat isimlendirmişti. Bu kelimelerin belirlenmesi, ortaya çıkış süreci, kullanım sıklığı ve alanları, zaman içinde anlam değiştirmesi, toplumsal hareketler, savaş ve ticaret gibi etkenler aracılığıyla yer değiştirmesi ya da ortadan kalkması dilbilimin olduğu kadar tarihin de ilgi ve araştırma alanındadır. Bu çalışmada Eski Yunan ve Roma toplumlarında besin maddeleri ve mutfak ekipmanı için kullanılan terimler derlenerek Türkçe karşılıkları verilmiştir. Konu gereği besin tarihiyle ilgili önemli kişi ve yazarlar, mekanlar, bitki ve hayvan çeşitleriyle bazı yemek adları da bu listede yer almaktadır. Bu çalışma konuyla ilgili araştırmalar için bir başlangıç oluşturma iddiasındadır.

Psikolojide Tipler
Psikoloji Kitapları / 26 Mayıs 2019

“Aslında bu çalışma benim bakış açımın Freud’un ve Adler’inkinden hangi yönlerde ayrıldığını anlatma ihtiyacımdan doğdu. Bu soruya cevap vermeye çalışırken tipler problemi karşıma çıktı; zira kişinin yargısını daha baştan belirleyen ve sınırlayan onun psikolojik tipiydi. Bu nedenle, kitabım bireyin dünyayla, insanlarla ve şeylerle ilişkilerini ele alma çabasıydı. Bilincin veçhelerini, bilinçli zihnin dünyaya karşı alabildiği çeşitli tutumları tartışıyordu, dolayısıyla, klinik açı denebilen yerden bakıldığında bilincin psikolojisini oluşturuyordu.” 20. yüzyıla ve günümüze yön veren entelektüellerin başında gelen Jung henüz hayattayken İngilizce, Felemenkçe, Fransızca, Yunanca, İtalyanca, Japonca, Portekizce, Rusça, İspanyolca ve İsveççeye çevrilen bu başyapıt “pratik psikoloji alanında yaklaşık yirmi yıllık çalışmamın meyvesi. Sinir hastalarının tedavisinde bir psikiyatrın sayısız izleniminden ve tecrübesinden, her sosyal düzeyden kadınlar ve erkeklerle görüşmelerinden, dost ve düşmanla kişisel ilişkilerimden, son olarak kendi psikolojik tuhaflığımın eleştirisinden biçimlenerek düşüncelerimde yavaş yavaş gelişti.”

İçsel Aile Sistemleri Terapisi
Psikoloji Kitapları / 15 Mayıs 2019

Aile sistemleri kavramlarını intrapsişik alana uygulayan İçsel Aile Sistemleri (İAS) Modeli bireylerin alt kişiliklerinin aileler gibi etkileşimde bulunduğunu ve değiştiğini ileri sürer. Bu değerli kitap ve klinik kaynak, kişinin yanlarının nasıl felç edici içsel ittifaklar oluşturabildiğini ve bu ittifakların işlevsiz ailelerdeki yıkıcı koalisyonlarla nasıl benzerlik gösterdiğini anlatıyor. İAS Modelini tedaviyle birleştirmek için uygulaması kolay ilkeler ortaya koyuyor. “İçimdeki ses asla başaramayacaksın, diyor. Başka bir ses buna karşı çıkıyor. Başka bir ses beni durmadan çalıştırmak istiyor. Diğeri her şeyi bırak, diyor. Hangisi benim sesim bilmiyorum.” “Son yıllarda ortaya çıkan en yenilikçi psikoterapötik yaklaşımlardan biri. Schwartz’ın modeli, aile sistemleri teorisinin her bireyin içinde bulunan karmaşık ve çatışmalı etkileşim sistemine eşsiz bir şekilde uygulanmasını içeriyor. Bireylerle, çiftlerle ve ailelerle çalışan psikoterapistler bu fikirleri ve yöntemleri son derece uyarıcı ve faydalı bulacak ve Schwartz’ın acı veren ikilemleri ve değişim çabaları içindeki danışanlarına karşı duyduğu şefkat ve saygıya değer verecektir.” – Dr. Froma Walsh, Chicago Üniversitesi “Her birimiz bedensiz içsel seslerin kulis faaliyetlerinin etkisi altındayız. Richard Schwartz bu seslerin her biriyle küçük, uyumsuz, ama sadık bir parlamentonun canlı bir üyesiymiş gibi ilgileniyor. Danışanın Benliği de bu parlamentonun daimi başkanı… Açık, zeki anlatımı bu büyüleyici kitabı öğrenci ve deneyimli klinisyenler için aynı derecede erişilebilir hale getiriyor.”…

Viyana Çevresi
Felsefe Kitapları / 8 Mayıs 2019

Sadece felsefe tarihi olarak değil, bilim ve kültür tarihi bakımından da Viyana, 20. yüzyıl Avrupa tarihinde en ayrıcalıklı yere sahip olan kent olarak karşımıza çıkar. Ayrıca ekonomi, sanatın her dalı, mimari ve mühendislikte bu yüzyılda en verimli çalışmalar yine buradan çıkmıştır. Bunun sebepleri tartışılabilir; dört farklı ülkeye komşu olması, dolayısıyla kültürel bir merkez konumunda bulunması ya da Avusturya’nın ekonomik temelleri, üzerinde en çok durulan açıklamalar olagelmiştir. Ne olursa olsun önümüzde en azından elinizdeki bu kitap özelinde görkemli bir felsefi/düşünsel gelenek meydana getirmiş bir kent durmaktadır. 1924’te perşembe akşamları Boltzmanngasse’de felsefenin güncel veya geleneksel sorunlarının tartışıldığı bir Çevre toplanır. Felsefecilerin yanı sıra farklı disiplinlerden bilim insanlarının da katıldığı Çevre 1929 yılında yayınladıkları bildiride (Bilimsel Dünya Anlayışı. Viyana Çevresi) kendilerini resmen dünyaya duyurur. İşte bu çalışma, neredeyse bir asır önce yayınlanmış bir bildiri ve bu bildiri çevresinde bir araya gelmiş filozoflar, bilim insanları, matematikçiler ve diğerlerine odaklanır. Kurucu metinler vasıtasıyla, yüzyılın en önemli felsefi akımlarından birini tanıtır.

Kategoriler
Felsefe Kitapları / 8 Mayıs 2019

Varlık, nitelik, nicelik, göreli ilişki, karşıtlık, hareket gibi Aristoteles terminolojisi içinde çok önemli yere sahip terimleri irdeleyen ve külliyata giriş kitabı addedilen Kategoriler, filozofun ilk eserleri arasında sayılıyor ve onun mantık eserlerinin toplamı olan Organon’un da en başına yerleştiriliyor. Felsefe tarihinde önemini hiç kaybetmeyen bu temel metin, düşünce yapımızı şekillendirmeye devam ediyor.

Ampirist Filozoflar
Felsefe Kitapları / 12 Nisan 2019

İnsan bilgisinin ve idelerinin kaynağı nedir? Farklı yollarla elde edilen farklı bilgi türleri var mı Bilimin yapısı nasıldır? Bu sorulara cevap verirken deneyim ve gözlemin hem önemini hem de rolünü vurgulayan modern dönemin kurucu filozofları, bu çalışmanın ana eksenini oluşturur. Woolhouse, bu isimlerin bilgi felsefesine dair görüşlerini ve iddialarını sunarken, ortaya koydukları ahlak ve siyaset felsefesini de göz ardı etmez. Eserin tarihsel bağlamı ise modern dönemin hem 20. yüzyıl hem de günümüz için ne kadar mühim olduğunu gösterir.

Protagoras
Felsefe Kitapları / 11 Mart 2019

Protagoras, Platon’un diyaloglarının birçoğu gibi, Sokrates’in ağzından aktarılır. Sokrates, Kallias’ın (yani “sofistlere dünyanın geri kalanının tümünden daha çok para harcayan adamın”) evinde kendisi ile büyük sofist Protagoras arasında büyük ölçüde “erdem” üzerine geçen bir sohbeti anlatır. Diyaloğun ana temalarından biri de sofistlik ve bununla bağlantılı olan “bilgelik” ve “safsata” ilişkisidir. Diyalogda Sokrates ile Protagoras arasında çıkan gerilimin ana sebebi bir filozof ile bir sofistin tartışma yöntemleri arasındaki farklılıktır. Sokrates karşılıklı kısa soru ve yanıtlara dayalı “diyalektik” yöntemi tercih ederken, Protagoras uzun ve etkileyici konuşmalar yapmakta ısrar eder. Sohbete bilgin Hippias ve dilbilimci Prodikos’un yanı sıra her biri birkaç kelam eden Alkibiades ve Kritias da katılır. Sohbet Protagoras’ın takipçilerini içeren ve Sokratik çevreye ait seçkin Atinalıların huzurunda gerçekleşir. Diyalog, Hippokrates’in Sokrates’ten kendisini meşhur öğretmenle tanıştırması talebiyle başlar. Hippokrates o kadar heveslidir ki Sokrates’in evine şafak sökmeden önce gelmiştir. Sokrates Hippokrates’in heyecanını yatıştırır ve Protagoras’ın öğrencisi olmadan önce Protagoras’ın onu “ne” yapacağını anlamasını tavsiye eder.

Felsefeye Giriş İçin Bir Başlangıç
Felsefe Kitapları / 10 Mart 2019

“Bu kitaba ‘Felsefeye giriş için bir başlangıç’ adını verin. Şu an sadece bir tarafı inşa edilmiş bir kemere benzeyen sistemimi bu kitapla tamamlamayı umduğumu söyleyin.” Ölümünden birkaç yıl önce Profesör William James özellikle felsefe okurlarına hitap eden bir kitapta metafiziğin belli problemleri hakkında kendi düşüncelerini belirtme amacı güttü. Bir zamanlar söylediği gibi bu “metafizik öğrencileri için giriş niteliğinde bir ders kitabını” fiilen yazmaya 1909’un Mart ayında başladı ve en gözde hedefi bunu sonunda tamamlamaktı. Ancak hastalık ve azalan kuvvetinin kaldıramayacağı başka zorluklar bu hedefi engellemeye devam etti, şimdi yayınlanan bu kitap ise Ağustos 1910’da öldüğü vakte kadar yazmayı başardıklarının toplamını kapsar.