Transhümanizm ve Karşılaştırmalı İzdüşümü
Felsefe Kitapları / 20 Temmuz 2019

Her gün ölüm haberlerinin dünyanın dört bir yanından geldiği günümüzde bir yandan ekonomiyle mücadele ediyor, bir yandan hayat standartlarımızı bir nebze olsun koruyabilmek için her defasında daha fazla çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu arada geçip giden tek şeyin zaman olduğunu, ömrümüz kısaldıkça yapacak ne kadar da çok şeyimiz olduğunu ama bir türlü yapmak istediklerimize başlayamadığımızı düşünüp hayıflanıyoruz. Etrafımızdaki ikon haline gelen dünya yıldızlarına bakıp bazenkendimizi onlarla kıyaslıyor, bazen onlar gibi olmak istiyor ya da sadece kendimiz olmak ve her şeyden izole yaşamak istiyoruz. Fakat tüm bu itiş kakışın ve debelenmenin ortasında ölüm gerçeği bizi yine sarıyor. Aslında ölümün en korkutucu yanı, ne zaman geleceği belli olmayan ve henüz işlerimizi tamamlayamadan kapıyı çalacak olmasıdır. Böylesine bir durumda üstüne bir de dünyada olup bitenler ve her televizyonu açtığımızda karşımıza çıkan iç karartıcı haberler eklenince kendi dünyamıza saklanıp kaçmak, sanal bir dünya oluşturmak ve o dünyada her kim olmak istersek onu olmak istiyoruz. Bazen “Fantastik Edebiyat”ın ve “Fantastik Filmler”in diyarında, bazen bilgisayar oyunlarında, bazen kendi hayal dünyamızda kaybolup gidiyoruz. Ölmek istemiyoruz, ölüme direnmek istiyoruz. Daha iyi olmak istiyoruz, daha iyi olacağımıza inanıyoruz. Daha hızlı koşabilmek, daha uzun olabilmek, daha yakışıklı ya da güzel olabilmek, hep genç kalabilmek… Belki de hiç kilo almamak ya da…

Gökyüzü Savaşçıları
Tarih Kitapları / 6 Mart 2019

Havacılık tarihinde uçuşun amacı ne olursa olsun tekerlerini yerden kesen her uçak ve pilotunun savaş şartları içerisindeki, asalet öyküleri milletlerin her zaman övünç kaynağı olmuştur. İnsanın motorlu bir araç ile ilk uçuşu 1903 yılında olmuş ve aradan geçen bir asır içerisinde dünya sınırlarını da aşıp uzaydaki yerini almıştır. Gökler arenadır, kılıçlar çekilmiştir bir taraf pes edinceye veya yok edilinceye kadar her türlü taktik ve teknik yiğitçe sergilenir, bu alanda kalleşliğe yer yoktur. Yani uçağını kaybedip paraşütle atlayan pilotu havada vurmak oyunun asaletine tamamen aykırıdır. İşte bu bağlamda I. ve II. Dünya Savaşı, hava muharebeleri pilotlara sınırsız meydan okuma şansı tanımış, sergiledikleri akıl almaz ayrıcalıklarla dünya harp tarihinin sayfalarında da edebileşmelerinin onurunu kazandırmıştır. 28 yıllık Hava Kuvvetlerinde ki yaşam öyküsünde ilk F-4 filosu kuruluşundan F-16, F-18, F-20 ve Toronoda 20 tipi uçakları ile uçan, filo komutanlığı yapan (E) Hava Pilot Albay Zübeyir Batur’un yayına hazırladığı bu kitapta Dünya Türk havacılık tarihinin geçmişini ve As Pilotları okuyacaksınız.

Boşnakça – Bosanski Jezik
Eğitim Kitapları / 27 Şubat 2019

Türkçe-Boşnakça, Boşnakça-Türkçe öğrenmek isteyenler için hazırlanmış bu kitap toplam on yedi (17) dersten oluşmaktadır.Her ders Türkçe ve Boşnakça olarak anlatılmıştır. Ders içinde dilbilgisi, soru-cevap şekinde işlenmiş ve her ders sonunda alıştırmalara yer verilmiştir.

Türklüğün Yeni Ülküsü
Politika Siyaset Kitapları / 12 Nisan 2018

Orta Asya denen Türkistan’daki Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın, Sovyetlerin çökmesi sonucu özgürlüğüne kavuşması sonrasında Türklüğün ve Türkçülüğün yeniden tanımlanması gerekmiştir. Geçmişte düşman kazanmaktan başka bir işe yaramamış olan hamasi söylemler yerine Türkçülük çalışmalarının dostluk, kardeşlik, barış için, akılcı açıdan bakarak akılcılıkla yürütülmesi gerektiği vurgulanmış. “Türklüğün Yeni Ülküsü” olan, 1. Amaç: 7 bağımsız türk cumhuriyetinin “ortak pazar” kurması, 2. Amaç: Bu yolla bir “Türk Birliği” kurulması, görüşü, yalın bir Türkçe ile kısa ve öz olarak Türk okuyucusuna sunulmuş. Bu kitapta; yeni bir anlayışla Türklüğün ve Türkçülüğün, Avrasya’da yaşayan tüm Türklerin gelecekteki hedeflerini işaret etmeğe çalışılmış. Soyut şekillenmemiş fikirler yerine somut öneriler sunulmuş. Neyin, nasıl, hangi yöntemlerle yapılabileceği konusunda ayrıntılı öneriler, örnekler ve yeni fikirler verilmiştir. Bu çalışmada yeni fikirler gerçekçi açıdan ve günümüzün dünya siyasi ortamı çerçevesinde akılcılıkla değerlendirilip, Türk dünyasına yeni ufuklar açılmış. Bu yeni hedefler Türk dünyasına refah, huzur ve barış getirecek, çok kısa zamanda gerçekleşebilecek hedeflerdir. 

Savaş Yönetimi ve Siyaset

Birinci Dünya Savaşı’nın ünlü generali Erich Ludendorff (1865-1937) bir askeri teori eseri olan “Savaş Yönetimi ve Siyaset” adlı kitabını 1921 yılında yazdı. Bu eseri neden yazdığını kendisi şöyle ifade ediyor: “Siyaset ve Savaş Yönetimi hakkında çok şey yazılmıştır. Benim de aynı şeyi yapmamın ve Savaş Yönetimi kavramını öne çıkarmamın sebebi, bizde bu kavramın tam olarak anlaşılmamış olmasıdır. Siyaset ve Savaş Yönetimi arasındaki etkileşim çoğu kez, savaşın acı gerçekleri ve halkların yaşam ve iktidar arzuları bağlamından kopuk olarak, tek taraflı ve sadece siyasi partinin bakış açısı ve siyasi düşünce tarzı ile değerlendirilmektedir.“ Ludendorff eserinde önce General von Clausewitz, Büyük Frederik, Bismarck ve General Moltke’nin savaş hakkındaki düşüncelerini özetliyor. Mutlak Savaş ve Gerçek Savaş kavramlarına açılık getiriyor. Eski savaşlarla dönemlerindeki savaşlar arasındaki farklara dikkat çekiyor. Ludendorff, savaşın kazanılmasında Yurtiçi’ndeki halkın morali (Halk Ruhu) ile cephedeki askerin motivasyonu arasındaki etkileşime sık sık temas etmekte, zaman zaman halkın yeterli motivasyona sahip olmadığından, Siyaset Kurumu’nun bu konuya gerekli önemi vermediğinden şikayet etmektedir. Ludendorff, hükümetlerin savaşın ihtiyaçlarını karşılamakla mükellef olduğunu, bu bağlamda Harp Ekonomisi’nin çok önemli olduğunu vurgulamaktadır. Eserin ana konusu, savaşın siyasi hedefini belirleyen Siyaset Kurumu ile askeri hedefe ulaşmakla yükümlü Savaş Yönetimi arasındaki ilişkilerdir. Ludendorff, “Ben Siyaset ile Savaş Yönetimi arasında zıtlık bulunmasını hiçbir…

AllEscort