Söyleyince Kızıyorlar – Serdar Aslan

-Lider ve yönetici arasındaki fark nedir? -Sürekli masa başında olan çalışan, en iyi çalışan mıdır? -Otomotiv sektörünün liderlerinden Güney Koreli Hyundai, bizim ülkemize ekonomik arabalar pazarlarken Brezilya’ya neden daha lüks otomobiller ihraç ediyor? -“3 al 2 öde” gibi reklam sloganları aslında bize ne anlatıyor? Pazarlama, satış, ihtiyaç, maliyet, masraf, indirim, markalaşmak ve hatta kurumsallaşmak… Bunların her biri, uzun uzadıya ele alınacak kavramlar. Bu kitabın derdi, bunları tanıtlamak değil. Bu kitap bundan bahsetmiyor. Söyleyince Kızıyorlar’ın derdi tanım yapmak değil. Pazarlama tekniklerinden bahsetmek, şunu şöyle yaparsanız şöyle olur gibi alevli cümleler de söylemiyor. Bir işveren ya da bir yöneticiyseniz, daha önce o yollardan geçmiş birinin tavsiyesi; salt potansiyel bir müşteriyseniz de bir bilirkişi tavsiyesi belki. Uzel Makine, Doğan Holding gibi kurumlarda yöneticilik yapmış ve halen Ferdinand Bilstein TR’de genel müdür olan Serdar Aslan’dan pazarlama ve satış dünyasına eleştirel bir bakış: Söyleyince Kızıyorlar Ürün Özellikleri Stok Kodu 9789751040268 Boyut 13.50×21.50 Sayfa Sayısı 184 Basım Yeri İstanbul Basım Tarihi 2019-09 Kapak Türü Ciltsiz Kağıt Türü 2. Hamur Dili Türkçe

Propaganda Güç ve İkna

“Propagandanın bu yüzyılın siyasetindeki önemi küçümsenmemelidir. Propagandaya ve onun kamuoyu üzerindeki varsayılan gücüne giderek daha fazla önem verilmesinin en açık nedeni, siyasal katılımın doğasını çarpıcı bir şekilde dönüştüren, genişleyen politika zeminidir. ‘Kamuoyu yönetimi’, geride bıraktığımız yüzyılda, savaşta ve barışta devletleri merkezi önemde meşgul etti. Bu kitaptaki makaleler dizisi, ‘kamuoyu yönetimi’ tekniklerinin izini Birinci Dünya Savaşı’ndan şu anda Afganistan’da süren çatışmaya ve WikiLeaks’in kurulmasına kadar sürüyor. Devlet liderlerinin ve devletleri adına faaliyet yürüten kamuoyu oluşturucuların nasıl da –ülke içinde ve dışında– halkın tutumlarını şekillendirmeye çalıştığını, bu doğrultuda medyayı kalpleri ve zihinleri kazanma hedefiyle donatma arayışında olduğunu açığa çıkarıyor. Kitap, bugün propaganda çalışmasının ve pratiğinin tarih tarafından şekillendirildiğine dair ikna edici deliller sunuyor.”

Terörizm Kültürü

“Mesihvari demokrasi götürme misyonu konusunda sorulması gereken belli başlı sorular var; fakat kimsenin bunları sorduğu yok. Temel olarak, bu kuvvetli misyonun neden bir türlü hayata geçirilemediğini sormalıyız. Bu şaşılası tuhaf münasebet, işlenen suçlar ve yapılan mezalim için de geçerlidir. Konu düşmanların fenalıklarına gelince, bunları giderme şansımız olmadığı halde mangalda kül bırakmıyoruz. Öte yandan konu uydu kuvvetlerimiz veya biz olunca ağzımızı bıçak açmıyor. Halbuki kendi kusurlarımızı gidermek namına birçok adım atabiliriz. Yakın müttefiklerimizi ve uydularımızı bir kenara bırakalım, ABD’nin kendi topraklarında demokrasi ne âlemde? Entelektüel anlamda gelişmiş bir toplumda bu soruyu sormak abes kaçardı, fakat ABD’deki ana akım aydınlara tam da böyle bir soru yaraşıyor.” Çağımızın önde gelen düşünürlerinden Noam Chomsky, ABD’nin siyasal kültürünü sertçe eleştirdiği Terörizm Kültürü’nde, İran-kontra skandalını ve ABD’nin kurup yürüttüğü Orta Amerika modelini ustalıkla analiz ediyor. ABD’nin kendi ekonomik çıkarlarını gözetmek adına insan haklarına ve demokratikleşmeye ket vurduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Mindfulness Bilinçli Farkındalık
Psikoloji Kitapları/ 15 Mayıs 2019

Bir yaşam biçimi ve anlayışı olarak “Mindfulness”, yaşamımıza değer katıyor. Bizlerin acılarına ve yaralarına dokunacak bir anlayış geliştirmesi “Mindfulness” kavramını daha anlamlı hale getirdi. Günümüz psikoterapisine en önemli katkılardan biri de “Mindfulness” Temelli Terapilerin geliştirilmesi ve uygulanmaya başlanmasıdır. Tüm dünyada sayısız araştırmalarla etkinliği saptanan bu yöntem ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Bu kitap “Mindfulness” kavramını her yönüyle ele alıyor. Benzer kitapların aksine, bu kitap sadece kişisel görüşlere değil, kavramın bilimsel temellerine de yer vermektedir. Bilimsel araştırmaların ve teorilerin gösterdiği yönde bir anlatım dikkati çekiyor. Dolayısıyla okurken uçuşan sözleri değil, gerçeği hissediyorsunuz. “Mindfulness” kavramını anlatmak ve anlamak zordur. Ama bu kitapta kullanılan dilin herkese hitap ettiğini söyleyebilirim. Derli toplu, net ve anlaşılır ifadelerle “Mindfulness” anlatımı dikkati çekiyor. Zümra Atalay’ın “Mindfulness” kavramıyla ilişkili ilk kitabı bu değil. Daha önceki kitaplarını da okumuştum. Ancak bu kitapta bilimsel araştırmalarla kendi deneyimlerini, ilkesel görüşlerle hayatın günlük gerçekliğini çok iyi örtüştürdüğünü düşünüyorum. Hayata odaklanmak için okumanızı öneririm… – Prof. Dr. Kültegin Ögel Anda ve burada olmanın olumlu etkisi Uzakdoğu öğretilerinde yüzyıllardır biliniyor ve öğretiliyor. 30 yılı aşkın bir süredir pozitif bilimle uğraşan insanlar bu kavramın etkilerini deneysel olarak inceleyerek modern insanın kullanımına sundu. Kökenleri çok çeşitli olsa bile pek çok ruhsal sıkıntıya şimdi ve burada olmanın gücü…

Şefkat
Psikoloji Kitapları/ 14 Mayıs 2019

Şefkat, insan yaşamında zaman zaman kaçınılmaz olabilen acıya farkındalık-duyarlılık ve insan acılarının azaltılması doğrultusunda bir sorumluluk gerektirir. Acı karşısında sergilenen duyarsızlık insan olmanın temel erdemlerinden birine körleşmek demektir. Şefkat, öğrenilip geliştirilebilen ve içinde farkındalık, duyarlılık, empati, cömertlik, paylaşım gibi ögeler barındıran bir erdemdir. Yalnızca birinden diğerine yöneltilen değil, aynı zamanda bireyin kendine yönelttiği öz şefkati de içerir. Sevgili Zümra Atalay bu eserinde, insan olmanın önemli bir parçası olmasına rağmen giderek unutulmaya başlanan bir değer olan şefkati değişik boyutlarıyla, okuyucunun kolaylıkla takip edebileceği yalın bir dille aktarmış. Bilimsel bilgilerin yanı sıra kişisel deneyimlerini de katarak şefkati yaşamımıza yeni baştan entegre etmenin yollarını paylaşmış. Kitabının okuyucuya önemli katkılar sağlayacağına inanıyor ve özenle ortaya çıkan bu eser için kendisini kutluyorum. – Prof. Dr. Mehmet Zihni Sungur Şefkat acıya karşı verilen bilge bir yanıttır. Bu kitap, şefkati anlamak ve onu bir duygudan eyleme dönüştürebilmek için yazıldı.

Carpe Diem
Sosyoloji Kitapları/ 3 Mayıs 2019

We lose ourselves in between what precedes and what is to come. We store our memories on one side and dreams on the other, as though proliferating them could make us happy. But we only find ourselves lost. We seek a place for ourselves. We try to buy yesterday and today from the passage of time. We seesaw constantly between the past and the future. But we only rent a place. We are not the owners of our schemes. They are either over or have not yet begun. More than anything we are in the present. More often than not, we fail to realize it. Forget about the past and future. With Carpe Diem, discover that the truth lies in the Now: the present moment… Stop being driven away from the present and break the shackles of the past and present. In Carpe Diem, not only does Aşkım Kapışmak share with you the effective methods from his sessions as a counselor, but also ways to efficiently manage your time.