Bilgiye Erişimde Engellilere Yönelik Kütüphane Uygulamaları
Akademik Kitaplar / 20 Haziran 2019

Kütüphanelerde engelli kullanıcılara sunulan hizmetlerin anlatılması, engellilerin bilgiye erişiminde kütüphanelerin etkisi, önemi, yaşanan sorunların ortaya konulması ve çözüm önerileri noktasında destek olabilmek amacıyla “Bilgiye Erişimde Engellilere Yönelik Kütüphane Uygulamaları” başlıklı bu mütevazi kitap çalışması hazırlanmıştır. Engellilerin bilgiye erişimi ve kütüphane hizmetleri konusunda, hem engelli kitlenin bilgiye erişim için kütüphane uygulamaları hakkında bilinçlendirilmesi, farkındalık oluşturulması hem de engelsiz bilgi hizmeti vermek isteyen kurumlara yol gösterici olması açısından yurtiçi ve yurtdışında hizmet veren bu alandaki uygulamaları bir araya getiren, uygulama ve literatür araştırmasın dayalı bir çalışmadır. Engelliler ile ilgili çeşitli çalışmalarda aktif rol alan yazarlar, konuyu farklı bakış açılarıyla değerlendirerek uygulama alanlarına katkı sağlamaya çalışmışlardır.

Sürdürülebilir Örgütsel Davranışların Bilişsel Uyarılması (SÖDBU)
İnsan ve Toplum Kitapları / 20 Haziran 2019

Örgütsel davranışların alışkanlık haline gelebilmesi ya da süreklilik kazanabilmesi zaman almaktadır. Sürdürülebilir örgütsel davranışların kazanılması ise erken yaşlarda daha kolayken bu durum ileriki yaşlarda zorlaşmaktadır. Bazı arzu edilen davranışları sergilemeleri için, herhangi bir zorlama olmaksızın veya tavsiye edilmeksizin ilgili davranışın bireylerin bilinçaltında tetiklenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, sergilenen davranışların kazanılmasının yanı sıra kalıcı hale gelmesi de üzerinde durulması gereken bir diğer önemli konudur. Sürdürülebilir Örgütsel Davranışların Bilişsel Uyarılması (SÖDBU), herhangi bir topluluk ya da örgütlerde bireylere belli başlı davranışların kazandırılması ve bunun sürekli olarak sergilenmesine katkıda bulunmaya yönelik bilimsel çalışmaların tamamını içine alır. Sürdürülebilir Örgütsel Davranışların Bilişsel Uyarılması (SÖDBU) kapsamında bir ilçede tüm ilköğretim okullarında bir eğitim yılı boyunca 4 ayrı başlık altında çeşitli projeler yapılmıştır. Söz konusu projeler vasıtasıyla arzu edilen bazı davranışları hiç sergilemeyen veya az sergileyen öğrencilere, bu davranışların bilinçaltlarında tetiklenmesi sonucu istenilen davranışların sergilenmesi sağlanırken amaçlanan davranışları hâlihazırda sergileyen öğrencilerin ise söz konusu davranışları içselleştirdiği ve pekiştirdiği görülmüştür.

Avrupa Birliği İstihdam ve Eğitim Politikaları
Politika Siyaset Kitapları / 20 Haziran 2019

İstihdam ve eğitim politikaları birbirini etkileyen ve birbirinden etkilen çok önemli iki unsur, işgücü piyasasının dinamiklerine duyarlı, istihdam edilebilirliğe hizmet eden eğitim politika ve uygulamaları; işgücü piyasasında verimliliği arttırıcı ve ülke ekonomisine rekabetçi güç kazandıran stratejik değere sahip. Bu eserde Avrupa Birliği istihdam ve eğitim politikaları, özel sektörde gerçekleştirilen uygulamalarla başka bir ifade ile teorinin pratikteki durumu incelenmiştir. Eserde öncelikle, küreselleşme süreci içinde Avrupa Birliği, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile istihdam ve eğitim politikaları kurumsal çerçeve kapsamında ele alınmıştır. Ardından Türk özel sektöründe faaliyet gösteren otomotiv sektörünün öncü firmalarından Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. örneğinde istihdam ve eğitim politikalarının uygulamaya ilişkin durumu yapılandırılmış araştırma kapsamında incelenmiştir. Araştırma kapsamında; firma iş görenlerinin işe alımı ve işten ayrılma süreçleri; çalışma saatleri; esnek çalışma koşulları; bilgilendirme; ayrımcılığa ilişkin politika ve uygulamaları; işçi sağlığı ve iş güvenliği; iş öncesi ve iş başı eğitim uygulamaları değerlendirilmiştir.

Yazılım Sistemleri İçerisinde Depo Yönetimi
Bilgisayar Kitapları / 20 Haziran 2019

Tedarik zincirinin önemi her geçen yıl daha da artmaktadır. Üretim, ticari, proje ve daha birçok farklı alanda yer alan firmalar, tedarik zincirinin bütünü ya da belli bir kısmı içerisinde faaliyetlerine devam etmektedirler. Envanter ve depolama faaliyetleri de bu halkalar içerisinde yer almaktadır. Depolama ve envanter yönetimi ile yeterli miktarda stok tutulması, satın alma kararının oluşturulması, finansal bütçenin haftalık ya da aylık dönemlere göre organize edilmesi, üretim planlamanın doğru temellere dayanarak hesaplanması, satış ekibinin stokta bulunan miktara göre doğru ürünü satabilmesi ve dağıtım kanalları ile ürünlerin alıcıya ulaştırabilmesi hedeflenmektedir. Günümüzde, müşteriden gelen talebe hızlı bir şekilde cevap verebilme, artan ürün çeşitliliği, dağıtım kanalları gibi çeşitli nedenlerle malzemelerin akışını hızlandıracak esneklik ve kullanım kolaylığı sağlayacak ekipmanlarının da depolama faaliyetlerinde etkisi büyüktür.

Örneklerle Birlikte Kütüphanelerde Konu Otorite Dizini Oluşturma
Edebiyat Kitapları / 20 Haziran 2019

Yazar adı, eser adı ve konu başlıkları bilgiye erişimde en önemli erişim uçlarındandır. Yazar ve eser adı belirli bir kaynağa doğrudan erişmek isteyenler için ideal bir erişim ucudur. Ancak araştırmacılar için konu başlıkları aradıkları konudaki bilmediği eserlere de erişim sağladığı için en çok tercih edilen erişim ucudur. Bu nedenle konu başlıklarından oluşan anahtar kelimelerin seçiminden, kayıt edilmesi kadar titizlikle üstünde durulmalıdır. Bu nedenle konu başlıkları seçilirken ulusal ve uluslararası standart kurallara uyulması önem taşımaktadır. Konu başlıklarında standart yapının kullanılması ulusal ve uluslararası veri değişiminin sağlanmasında da önemli rol oynamaktadır. Konu başlıklarının seçimi ve kayıt edilmesinin bu denli önemli olmasına karşın ne yazık ki ülkemizde ulusal bir konu başlıkları listesi bulunmamaktadır. Bu konuda değişik dönemlerde çalışmalar yapılmış olmakla birlikte somut bir sonuç elde edilememiştir. Bu nedenle kütüphaneler konu başlıklarının seçimi ve uygulanmasında bireysel çalışmalar yapmaktadır. Konu başlıklarının oluşturulması yani konu otorite dizinlerinin oluşturulması aşamasında kütüphanelerin yapacakları çalışmalara yol gösterici olmak, onlara yardımcı olmayı amaç edinerek hazırlanan bu eserin kütüphanecilere yardımcı olacağını düşünüyorum.

Türkiye Türkçesinde Bitki Adları
Genel / 20 Haziran 2019

Bitki adları, Türkçenin söz varlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Bitkilerin adlandırılmasında dikkate alınan unsurlar genellikle şunlardır: Bitkinin rengi, kokusu, görünüşü, belirgin işlevleri, yetiştiği ortam vb. İnsanlar yakından uzağa doğru, kendilerine faydalı olandan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmıştır. Adlandırma yaparken her toplum kendisi için önemli ve faydalı olanı merkeze almıştır. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok anlam vardır ki; bitkiler bazen edebiyatın konusu, bazen renk ve koku, bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye, bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu, bazen de bir ilin, şirketin veya takımın sembolüdür. Rengi, kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” adlı kitabımızın konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve bitkileri adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur.

Felsefe Açısından Savaş ve Toplum
Felsefe Kitapları / 30 Mayıs 2019

Felsefe, Cornelius Castoriadis’in deyimiyle “düşünülebilirin figürlerinin” tamamını düşünmeyi arzulayan bir etkinliktir. Filozof, varlığın tüm katmanlarında gezinmeyi kendisine görev bilir. Felsefe pratikleri açısından dünyada-olmak, temel başlangıçların duyumsandığı andır. Filozof, yurttaş olarak hem yaşadığı politik birliğin sorunlarıyla dolayımsızca iç içedir hem de birlikte yaşadığı diğer yurttaşların kurduğu, bozduğu ve ürettiği mekanların tamamıyla ilişki halindedir. Bu bağlamda savaş fenomeni felsefenin can alıcı konuları arasında yer alır. Savaşı düşünen filozofun derdi genellikle barışın nasıl kurulacağını ve nasıl sürdürüleceğini de anlamaktır. Filozofların barış imgesi ile savaş kavrayışları bu nedenle, diyalektik bir süreçle ortaya çıkmaktadır. Bu gözle irdelendiğinde, Platon’dan Rousseau’ya, Aristoteles’ten Hegel’e savaşın çeşitli düzeyleri üzerine yazmamış filozof yoktur. Sadece “barış fikri” ile anılan filozoflar bile her şeyden önce savaş üzerine kavrayışlar geliştirerek yola koyulmuşlardır. Bu kitap, savaş ve felsefe ilgisi çerçevesinde, çoğunlukla Türk akademisinde görev yapan felsefecileri bir araya getirmektedir. Bilindiği gibi 2018 yılı I. Dünya Savaşı’nın bitişinin yüzüncü yıl dönümü olduğundan birçok farklı disiplin savaş konusunu I. Dünya Savaş’ı bağlamında irdelemektedir. Elinizdeki kitapta ise savaş, I. Dünya Savaşı’yla sınırlı tutulmadan felsefe tarihi ve temaları gözetilerek geniş çerçeveli okumalar yoluyla ortaya konulmaktadır.

Nevşehir Şehir Coğrafyası
Genel , Genel Konulu Kitaplar / 29 Mayıs 2019

21. Yüzyılın, şehirlerin yüzyılı olarak ifade edildiği günümüz dünyasında, şehirleşme ve şehirleşmenin etkileri coğrafya ve diğer bilimler açısından ayrı bir boyut kazanmıştır. Şehirler, insanların dünya üzerindeki mekansal ürünlerinden biri ve hatta belkide en önemlisidir. İnsanlar, içinde yaşadıkları bu mekanın kurulu olduğu doğal çevreye uyum sağlarken, zaman zaman bu çevreyi kendi amaçlarına uygun olarak değiştirme eğilimi de gösterirler. Tıpkı canlı bir varlık gibi doğan, büyüyen ve hatta ölen şehirlerin, zaman içindeki bu evrimini anlamak, bilim dünyasının şehre olan ilgisini her dönem diri tutmasına sebep olmuştur. Bu çalışmanın temelde “Uygulamalı Şehir Coğrafyası” olması amaçlanmıştır. Şehir Coğrafyası kapsamında Mekansal olarak incelenen Nevşehir, Coğrafya’nın ilkelerine göre bütün yönleriyle irdelenmiştir. Şehrin geçmişi ve bugünüyle ilgili bilgiler verilirken, geleceğiyle ilgili öngörülerde bulunulmuştur. Çalışmada, şehrin doğal çevre özellikleri ve bu özelliklerin insanla olan ilişkisi anlatılmıştır. Ayrıca şehrin mekansal büyümesi, mekanın algılanması ve okunması kapsamında bilgiler verilmiştir. Her çalışma bir sonrakine göre eksik ya da eleştirel olabilir. Bu durum bilimselliğin ve bilimsel ilerlemenin tetikleyicilerinden biridir. Bu nedenle çalışmanın eksiksiz ve mükemmel olduğunu söylemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Esas amaç benzer konularda çalışma yapmayı planlayan araştırmacılara rehberlik yapmak ve bilimsel çıtayı, az da olsa, bir üst kademeye taşımaktır. Umarım bu araştırma amacına ulaşmıştır…

Henri Bergson’un Şuur – Sezgi Kavramları Üzerine Bir Deneme
Felsefe Kitapları / 6 Mayıs 2019

Henri Bergson yüksek bir matematik yeteneğine sahip olmasına rağmen matematik hocası bu seçkin öğrencisine, “Sen bir matematikçi olabilirsin, fakat filozof asla” der. Bunun üzerine o da felsefeyle ilgilenmeye başlar. Bergson, düşünceleriyle 20. yüzyıla damgasını vuran filozoftur. Ayrıca onun edebi yönü güçlü metinleri 1927’de Nobel Ödülü’nü almasını sağlar. Bir filozof olarak Bergson’un kendine özgü bir üslubun varlığı neticesinde kavramları okuma, kavramları açıklarken de kesin bir hüküm vermekten kaçınmış olması; onu hem kavramlarıyla hem de felsefesiyle özgün kılar. Henri Bergson, felsefesinde sezgi, süre, şuur, akıl, zekâ, bellek ve algılama gibi pek çok kavramı ele alır. Bu kitap Henri Bergson’un şuur-sezgi kavramlarını ele alarak onun felsefesini bu kavramlarla aydınlatmaya çalışır.

Tarih Boyunca Gümrükler
Ekonomi Kitapları / 4 Mayıs 2019

Gümrükler, ülkeler arası ticari ilişkilerin belirlenen kurallar dahilinde yürütüldüğü noktalardır. Bu kurallar o ülkenin gümrük politikasının yansımasıdır. Tarih boyunca, dönemin koşullarına göre şekillenen gümrük uygulamaları bu çalışmanın da ana konularından birini teşkil etmektedir. Çin, Rusya, Doğu Türkistan, Kafkasya ve Osmanlı Devleti’nin sınırları ve ticari ürünler arşiv malzemelerine dayanarak ele alınmaktadır.