Türkiye’de Özel Arşiv Türü Olarak Bilet Efemeraları
Tarih Kitapları/ 1 Temmuz 2019

Dünyada teknoloji ilerledikçe tüm sektörlerde, sürekli değişimler, dönüşümler ve gelişmeler yaşanmaktadır. Bu değişimlerden arşivler de etkilenmektedir. Arşivler yeni teknolojiler ve materyal türleriyle sürekli gelişmektedir. Efemera, bu gelişime yardımcı olan materyal türlerinden birisidir. Bu çalışmada; ‘Türkiye’de Bilet Efemerası örneğinde; biletlerin özellikleri, gelişimleri, meslek içi ve/veya meslek dışı alanlardaki etkileri üzerinde durulmuştur. Üzerinde fazla akademik çalışma olmayan ‘bilet efemerası’ konusuna katkı sağlamak, çalışmanın başlıca amaçlarından birisidir. Biletlerin, efemera ile olan bağı detaylı şekilde incelenmiştir. Yurt dışı örnekleri de göz önüne alınarak efemeranın tarihsel gelişimi anlatılmıştır. Son olarak çalışma, var olan sistemi düzenleyici mahiyette öneriler ile bitirilmiştir.

Modern Alevi Ekolleri
İslam Kitapları/ 1 Temmuz 2019

Sözlü kültüre ve dedelerin uygulamalarına dayandığı modern öncesi zamanlarda “yol bir sürek binbir” ilkesi ile ifade edilen Alevilik, birbirinden farklı pek çok uygulamalara kaynaklık edebiliyor ve bu, Aleviliğin bir zenginliği olarak değerlendiriliyordu. “yol” tek olduğu sürece “sürekteki” farklılaşmalar toleransla karşılanmıştır. Ancak modernleşme ve şehirleşme sonrası dedeliğin sembolik bir figüre dönüşmesi ve “ocak”ların neredeyse ortadan kalkmasıyla, şehirlerde oluşan Alevi ekolleri arasında artık bu farklılıklar birer zenginlikten çok, temsil ve otantiklik yarışında birer araca dönüşmüştür. Daha önceleri var olan inançsal yakınlık ve uygulama farklılıkları, şehirlerde tektip uygulamalara dönüşmüş, siyasi yaklaşım farklılıkları Alevi ekollerini birbirlerinden tamamen uzağa itmiştir. Şehirleşme, modernleşme, göç gibi süreçler “yolu” çoğaltırken, süreği tektipleştirmiştir. Şehir ortamında, geleneksel Alevilikten farklılaşan birçok Alevilikler ortaya çıkmıştır. Tabiri caizse geleneksel Alevilikte bir olan “yol” birçok patikaya bölünmüştür. Modern dönemde farklı Alevi ekollerinin ortaya çıkması ve her ekolün imkanları ölçüsünde örgütlenmesi Aleviliği, kendi tabirleri ile “çok merkezli” bir yapı haline getirmiştir. Bu çok merkezli yapının tahlilinde anahtar kavram “Ali” figürüne yüklenen anlamdır. Zira genelleyerek söylersek; Ali’nin “ne ve kim” olduğuna bağlı olarak birbirinden tamamen farklı Alevi “cemaatleri” ortaya çıkmıştır.

Fıtrat ve Ceditçilik
Tarih Kitapları/ 29 Haziran 2019

Cedit hareketi yirminci yüzyılda Türk dünyasının doğusunda ve batısında ciddi değişmelere sebep olur. Bu değişmelerin başında, karanlık bir dünyada kendi çevresinde çırpınan eğitim anlayışının değişmesiyle kendi ayakları üstünde durmaya çalışan bir Türk dünyasının varlığını görüyoruz. Türk dünyası yeni eğitim anlayışıyla kimliğini ve bağımsızlığını aramaya başlar. Bu arayıştan Türk’ten başka herkes rahatsız olur. Elimizdeki bu çalışma Cedit hareketinin Orta Asya’da kendini göstermesiyle başlayarak eğitim kurumlarındaki uygulama sürecini ve sonuçlarını ele almaktadır.

Türkoloji'nin Kırkı
Akademik Kitaplar/ 26 Haziran 2019

Bu kitapta yer alan bölümlerin her biri kırkar maddeden oluşmaktadır. Peki, niçin kırkar maddeden oluşmaktadır. Buna tek bir cümle ile cevap vermek istiyorum. Kırk sayısı kifayet ve kutsiyet ifade eder. Kitabın genelinde, konu ve kaynakların genişliği dikkati çekmektedir. Bu yönüyle gerek derslerde gerekse akademik çalışmalarda bu eserden faydalanılabilir.

Unutulmuş Ötekiler
Ekonomi Kitapları/ 25 Haziran 2019

Yoksulluk sadece parasal bir eşik değildir. Yoksulluğun çok farklı boyutları vardır ve bu boyutları parasal anlamından çok daha derin bir şekilde insanları etkilemektedir. Kimi zaman hastanızın yerine yaşayanları seçmek zorunda kalmaktır. Kimi zaman kaybedilen geçim kaynakları, kimi zaman doğal afetlerle birlikte her şeyini kaybetmek, kimi zaman aile içi şiddet ve kadının para karşılığı evlendirilmesi, kimi zaman işsizlikten ve parasızlıktan dolayı çocuğuna okul gereçleri ve oyuncak alamamak, kimi zaman dışlanma, kimi zaman kaynaklara erişim yoksunluğu, kimi zaman temel kamu hizmetlerinden yoksun kalmak, kimi zaman fırsat eşitsizliği, kimi zaman yardım istenildiğinde aldırmazlık, hakaret, kabalığa başvurma, duyguların aşağılanması ve utandırılmaktır. Yoksulluk, yokluk ve yoksunluk anlamları da taşır ve yaşatır. Gelecekten yoksun olmak, okula ve sağlık hizmetlerine erişememek, sürekli olarak ürettiğinin karşılığını alamayarak bankalara borçlanmak, sahibi olduğu toprakları bankalara kaptırma endişesidir aynı zamanda. Kırsal yoksulluk bir yaşam biçimidir. Bulunduğu yerdeki çevresel, yerel, siyasal ve ekonomik koşulların biçimlendirdiği bir yaşam tarzıdır. Sınırlarda yaşamaktır, birikim yapamayacak bir üretim sürecinin alınteridir. Bu çalışma; hem yoksulluğun anlam ve içeriğini açıklayarak yoksulluk literatürü için temel ve toplayıcı bir akademik kaynak, hem de saha çalışmalarında kullanılan yöntemlerle ortaya konulan sonuçlarla kırsalda yaşayanlara yönelik kamu politikalarına ve yoksulluk yardımlarına yön verebilecek bir kamu politikası aracıdır. Son söz olarak; yoksulluk, yokluk ve…

21. Yüzyıl İş Ekonomi Dünyasının Değişen Dinamikleri
Ekonomi Kitapları/ 24 Haziran 2019

Bazı ülkelerin uyguladığı politikalar hem imalat işletmelerini hem de lojistik faaliyetlerde bulunan işletmeleri, faaliyetlerini daha çevreci yapmaları için teşvik etmektedir. Pazarlama anlayışında da gelenekselden dijitale dönüş ile birlikte marka yönetimi ve tüketici trendlerinde hızlı bir değişim meydana gelmiştir. İşletmeler kitlesel pazarlama anlayışı yerine bireysel pazarlama anlayışını benimsemeye başlamıştır. Teknolojik değişim ve beraberinde birçok alanda yaşanan dönüşüm finans alanında da yerini alarak varlığını hissettirmiştir. Finansal sistem teknoloji ve iletişimde yaşanan üstsel gelişmelerle birlikte geleceğe dönük risklerin de arttığı ve kaynak erişiminin kolaylaştığı bir ekosistem haline gelmiştir. Dokuz bölümden oluşan bu kitapta makro ve mikro düzeyde yaşanan değişimler genel çerçeveden bir bakış açısı kazandırılarak bugünkü gelinen nokta resmedilmiştir. Bu kitapta, hem ekonomi hem de iş dünyasındaki yeni trendlere yer verilmiş olması ve birçok bilgiyi tek bir kaynakta sunulması nedeni ile kitabın okuyuculara faydalı olması amaçlanmıştır.

Maliki Fakih'i Abdullah B. Vehb'in (v.197-812) Hadisçiliği ve El-Cami'ine Ait Tefsir Bölümü
İslam Kitapları/ 24 Haziran 2019

Mısır’da dünyaya gelen Abdullah b. Vehb (v. 197/812), genç yaşta ilim tahsiline başlamış, bazı tâbiîn âlimleriyle görüşmüş ve Abdulmelik b. Muhammed (v. 177/793) gibi bazı tâbiîn âlimlerinden de rivâyette bulunmuştur. Abdullah b. Vehb’in birçok rivâyeti, hicrî 20/641 yılında Mısır’ın fethi ile Mısır’a gelen birçok sahâbiye dayanmaktadır. Ayrıca İbn Vehb, Mısır’ın hem Emeviler hem de Abbâsîler tarafından idare edildiği iki farklı iktidar dönemine şahitlik etmiştir. İmâm Mâlik’in önde gelen öğrencilerinden biri olan İbn Vehb, aynı zamanda bir Mâlikî fakihidir. Fakat onun hiçbir mezhebi taklit etmediğini de söylenlerde olmuştur. Ayrıca İbn Vehb İmâm Mâlik’e ait Muvatta’nın birinci derece râvîlerindendir. Çağdaşı olan Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel gibi mezhep âlimleriyle karşılaşmıştır. İbn Vehb, Şâfiî mezhebi gibi dönemin bazı farklı mezheplerine mensup müçtehitlere dersler vermiştir. Dolayısıyla İbn Vehb hem hadîs hem fıkıh sahasında önemli bir konuma sahiptir. Öte yandan İbn Vehb hakkında yaptığımız araştırma sonucunda, İbn Vehb’in hadîs tarihi açısından önemli olan tedvîn ve tasnif faaliyetlerine iştirak ettiği bilgisine ulaştık. Nitekim onun çokça hadîs yazmış olması ve hadisle alakalı olan Müsned ve ilk Câmi’lerden olan bir eser telif etmiş olması, onun bu faaliyetlere katkıda bulunduğunu göstermektedir. İbn Vehb’in yazdığı eserlerden olan ve el-Câmi’i’n bir bölümü olan Kurân-ı Kerîm Tefsîr’i üç ciltten oluşmaktadır. Bu eserin…

Arapça Öğretiminde Telkin Yöntemi ve Uygulaması
Eğitim Kitapları/ 21 Haziran 2019

Yabancı dil eğitimi alanında son yıllarda, önemli gelişmeler meydana gelmiş yabancı dil öğretim teknikleri değişmiş, teknolojinin gelişmesi sayesinde geleneksel yöntemlerin yerini öğrenciyi merkeze alan metotlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu eserde, lozanov yöntemi olarak da bilinen yabancı dili hızlı ve etkili bir şekilde öğretmek amacıyla ortaya çıkan ve dünyada birçok ülkede kullanılan telkin yöntemi ele alınmıştır. Telkin yöntemine göre, yabancı dil öğrenmek isteyen öğrenciler birtakım olumsuz duygu, düşünce ve önyargılarla derse gelmektedirler. Telkin yöntemi, öğrencileri bu olumsuz duygu, düşüncelerden öğretmen ve yöntemin teknikleriyle arındırıp yabancı dili öğretip konuşturmayı hedeflemektedir. Günümüzde bu yöntemle yabancı dil eğitimi veren dil merkezleri İtalya ve Almanya’da oldukça yaygındır. Türkiye’de ise telkin yöntemi pek bilinmemektedir. Türkiye’de yabancı dil eğitiminin istenilen seviyede olmadığı ve kullanılan yöntemlerden istenilen başarının elde edilmediği bilinmektedir. Bu bağlamda yabancı dil eğitimine fayda sağlayacağı düşünülen telkin yönteminin eğitim bakanlığı tarafından araştırılıp okullarda yabancı dil eğitiminde kullanılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

İran ve İsveçli Subaylar
Tarih Kitapları/ 21 Haziran 2019

20. yüzyılda dünyanın önemli nüfuz bölgelerinden biri de Ortadoğu coğrafyası idi. Bölgenin önde gelen devletlerinden biri olan İran, iki büyük güç İngiltere ve Çarlık Rusya arasında kalmış ve söz konusu ülkelerin mücadele alanı olmuştur. Jandarmanın eğitimi için 1911 yılında İran’a gelen İsveçli subaylar; İran’ın askeri, siyasi ve ekonomik vaziyetinde doğrudan etkili olmuşlardır. Elinizdeki kitabın amacı: İsveçli subayların, İran’da kaldığı süre zarfında askeri, sosyal, siyasi ve ekonomik gelişmelere tanıklık ederek çekmiş veya çektirdikleri fotoğraflar ile belgesel bir kaynak sunmaktır. Eser, İran tarihinde önemli bir kırılma noktası teşkil eden “1911-1916” zaman dilimi üzerinde yoğunlaşmaktadır. Eserde yer alan fotoğraflar sadece İran’a değil Osmanlı Devleti’ne ve Alman askerlerine ait fotoğrafları da ihtiva etmektedir. Fotoğraflar, özellikle İran kentlerine, insanlarına, sosyal hayatına ve askeri durumuna dair bir cevelanın öyküsünü oluşturmaktadır. Bir asır öncesinden objektiflere yansıyan bu görüntüler geçmişe ışık tuttuğu gibi tarihi olayların analizinde de önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri ve Bunlara Bağlı İnanışlar
Tarih Kitapları/ 21 Haziran 2019

“Kuzey Kıbrıs Türk Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri ve Bunlara Bağlı İnanışlar” adlı bu çalışma, farklı kültürlerin buluşma noktası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerini, halk bilimi unsurlarını, inanışlarını ve uygulamalarını tespit etmek ve mukayeseli bir tanıtma yapmak amacıyla hazırlanmıştır. Toplumların güçlü, mutlu ve müferreh olmasında insanın sosyal dayanışmasının önemli bir rolü vardır. Sosyal dayanışmanın en çok görüldüğü yerler ise insan hayatının önemli dönüm noktaları olan geçiş dönemleridir. Doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerinde insanın yalnız bırakılmaması, birliktelik ve dayanışma içinde olunması, geçiş dönemlerini yaşayan insanları mutlu eder. Bu mutlu insanlar sayesinde de daha huzurlu toplumlar oluşur. Geleceğimizi hazırlamada, birlik ve beraberliğimizi sağlamada kültürel değerlerimizin önemli bir yeri vardır. Bu değerlerimizin insanlarımızla birlikte mezara gömülmemesi ve gelecek nesillere aktarılması gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmada Kıbrıs Türk toplumuna ait önemli değerler ve unutulmaya yüz tutmuş olan doğum, sünnet, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ait mevcut bilgiler derlenmiş, taranmış ve üzerlerinde inceleme yapılarak Türk ve dünya kültürünün hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmada Kıbrıs Türk toplumunun tarih içinde yaşadığı her türlü baskı ve zulme rağmen sağlıklı bir biçimde ayakta kalışının temel sebeplerinden olan geçiş dönemlerindeki bu birliktelikleri, inanışlarıyla ve uygulamalarıyla ele alınarak irdelenmiştir.