Mutfak Sırları – Anthony Bourdain
Yemek Kitapları / 23 Ağustos 2019

“Vücudunuz bir tapınak değil, bir eğlence parkı. Tadını çıkarın…” “Pazartesileri deniz mahsulü sipariş etme!” Anthony Bourdain’in acımasızca dürüst, bir o kadar da komik bir dille anlattığı hatıralarındaki en masum tavsiyelerden biri bu. Sahil barlarından zirvedeki restoranlara, bulaşıkçılıktan büyük şefliğe, Tokyo’dan Paris’e oradan New York’a, isyanlar ve alevlerle dolu bir mesleğin sunabileceği hemen her şeyi yaşayan Anthony Bourdain, bunları anlatmaya karar verince ortaya Mutfak Sırları çıktı: mutfak kapısının ardına, aşçılık dünyasının karanlık tarafına doğru macera dolu bir yolculuk. Ağzınızı sulandıracak kadar lezzetli, gülmekten karnınızı ağrıtacak kadar eğlenceli. Mutfak Sırları yayımlanır yayımlanmaz kült bir esere dönüştü ve Bourdain’e aşçılık kariyerinin çok daha ötesinde bir tanınırlık sağladı. Elinizdeki baskı, kendisinin ölümünden önce kitaba elyazısıyla yaptığı küçük eklemeleri, yorumları da içeren özel bir edisyon. “Bir Stephen King romanından daha sürükleyici.” – Sunday Times “Onun sesini duyan herkes yeni bir şeyler duyacağını, hayatta tanışamayacağı insanların hikâyesine şahit olacağını biliyordu.” – Elif Key, Cumhuriyet

Konya Mutfağı
Yemek Kitapları / 7 Ağustos 2019

Anadolu medeniyetinin merkezi Konya, tarih boyunca ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin zenginliğini bünyesinde barındırmış ve bir bütün haline getirmiştir. Bu zenginlikler arasındaki en önemli değer ise şüphesiz mutfak kültürüdür. Konya mutfak kültürü, geçmişten günümüze bazı değişimler geçirmiştir. Son dönemlerde ise bu değerler daha fazla göz ardı edilmeye başlamıştır. Unutulan mutfak kültürü ve yemeklerinin kayıt altına alınması, genç nesile aktarılması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla geniş bir kaynak taraması ve kaynak kişi görüşmeleri gerçekleşmiştir. Yapılan taramalar ve görüşmeler sonucunda Konya mutfak kültürüne ışık tutacak pek çok konu kitapta konu edilmiş ve yazılmıştır. Geçmişte Konya’da uygulanan muhafaza teknikleri, tüketilen ürünler, yemek alışkanlıkları gibi konuların yanı sıra, Mevlevî, Selçuklu ve Osmanlı mutfağının Konya mutfağına etkileri üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Dünyada adına Türbe yapılan ilk ve tek kişi olan Ateşbâz-ı Velî Hazretleri ve Konya mutfağına etkileri ayrıca ele alınmıştır. Önemli olan bir başka konu ise Konya mutfağında pek çoğu unutulma aşamasına gelmiş yemekler yeniden yapılarak standart reçeteleri oluşturulmuştur. Bu yemeklerin büyük bir bölümü anneden kıza, kaynanadan geline geçen yemeklerdir. Bilinenin aksine Konya yemek çeşitliliğinin ne kadar zengin olduğu bu kitapla kanıtlanmıştır. Konya merkez, ilçe, kasaba ve köylerinde yapılan yemekler kaleme alınmış ve fotoğraflanarak sunulmuştur. Konya mutfak kültürü ve yemek çeşitliliğini merak eden herkes tarafından tercih edilecek…

Osmanlı Mutfağı – Bir İmparatorluk Mirası / The Legacy of An Empire: The Ottoman Cuisine / El-Mirasü’l-İmbaratoriyye: El-matbahü’l-Osmaniyye
Yemek Kitapları / 6 Ağustos 2019

Anadolu’da doğan ve nispeten kısa bir sürede üç kıtaya hâkim olmayı başaran Osmanlıların mutfağı da zamanla bir milletler mozaiğini andıran imparatorluğun yansıması halini aldı. Bu mutfağın ihtişamı hem zenginliği, hem tutumluluğu hem de pişirilen her şeyin sağlıklı oluşuna dikkat edilişinde yatıyordu şüphesiz. Temel dinamikleriyse geleneksel Türk mutfak kültürü, İslam’ın kabulüyle şekillenen bir diyet biçimi, göçler sebebiyle hissedilen Arap ve İran mutfağının etkisiydi. Ayrıca imparatorluk bünyesinde yaşayan gayr-ı müslim azınlıkların da damak tadından çeşniler karışmıştı bu mutfağa. Meşhur Şef E. Köksal SEZGİN’in titizlikle hazırladığı bu çalışma Osmanlı mutfağına dair vukuflu bir değerlendirmeyle başlıyor. Değerlendirmenin ardından yedi başlık (Çorbalar, pilavlar, tatlılar, kebaplar vs.) altında söz konusu mutfağın en leziz ürünlerini sizler için tarif ediyor Sezgin.

Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri
Yemek Kitapları / 5 Ağustos 2019

Gaziantep bulunduğu stratejik konum ve bünyesinde barındırdığı değişik medeniyetlerin izleri sebebiyle farklı kültürel zenginliklere sahip kadim bir şehirdir. Bir kültür ve ticaret merkez olma vasfını her daim muhafaza eden Gaziantep, bugün de ülkemize her alanda katma değer üreten şehirlerin başında gelmektedir. UNESCO, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin şehirlerinin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmalarını ön plana çıkaran Yaratıcı Şehirler Ağı’yla, yerel unsurların yaratıcılık, tanıtım ve görünürlüklerini artırmayı hedeflemektedir. Gaziantep Mutfağı, 2015 yılında Gastronomi dalında, UNESCO “Yaratıcı Şehirler Ağı”na girerek dünyanın en önemli sekiz mutfağından biri olduğunu dünya çapında tescillemişti. UNESCO Gaziantep Mutfağı’nın lezzet ve çeşitliliğini bu ağa dahil ederek, Gaziantep’in potansiyelini ortaya koymuştu. UNESCO’nun tescillemesiyle birlikte dünyada genellikle ülke adlarıyla anılan mutfaklar arasına kendi şehir adıyla giren Gaziantep Mutfağı, Türk mutfağı arasında yegane bir özelliğe sahip olduğunu bütün dünyaya tanıtmıştı. Tarihi İpek Yolu üzerinde ve Baharat Yolu yakınında bulunan Gaziantep’te, çok çeşitli kültürler buluşup kaynaşarak alabildiğince zengin bir mutfak kültürü oluşturmuş ve bu zengin mutfak, bu günkü nesillere kültür mirası olarak kalmıştır. Gaziantep mutfağı; et ve sebzenin en uygun oranlarda karıştırılıp sunulduğu yemekleri içerir. Sebzeler, hem taze, hem kurutulmuş, hem de salamurası yapılmış halde tüketilir. Gaziantep mutfağında meyveler de önemli bir yer tutarak dengeli beslenme yanında sağlıklı ürünler de sunar. Gaziantep…

Hatıralar Fırını
Yemek Kitapları / 9 Temmuz 2019

Ne zaman tarif defterimi açsam içim eski günlerle dolar… Annemin çok uzun seneler kullandığı; komik görünümlü fıçıya benzer fırını gelir aklıma, evimize gelen misafirlerin kapı önünde bıraktıkları ayakkabıları, evdeki çay ve kolonya karışımı koku, “el öpenlerin çok olsun, çok yaşa” derken kocaman taşlı yüzüğüyle alnımı zedeleyen teyzeler gelir, sırf muzurluk olsun diye misafir çocuklara şırınga içine demli çay doldurup; “Susmazsanız iğne vururum” dediğim günler gelir… Tariflere gelince, yıllarca denene denene en güzel halini almış olan tariflerimi, bencilce kendime saklamak yerine; kolayca yapılıp, afiyetle yenilebilsinler diye eksiksiz fazlasız (!) sunuyorum. Her tarife garanti veririm. Güzel günlerde, güzel insanlarla paylaşmanız dileğiyle…

Avokadolu Türk Yemekleri
Yemek Kitapları / 3 Temmuz 2019

“Sağlık açısından çok büyük önemi olan avokado meyvesinde 20’yi aşkın vitamin, mineral ve omega 3 yağları bulunmaktadır. Bebek ve çocuklarda beyin gelişiminden, kalp ve dolaşım sistemine, kanserle savaşmaya, metabolizmayı hızlandırmaya kadar birçok faydası vardır. Aile bireylerinin özellikle çocukların yadırgamadan avokado meyvesini yemeklerde severek tüketmesini sağlamak amacıyla hazırlanmış olan tariflerimiz, Avokadolu Türk Yemekleri kitabımızda yer almaktadır.”

Mükemmel ve Mufassal Aş Ustası
Yemek Kitapları / 28 Mayıs 2019

Mükemmel ve Mufassal Aş Ustası, 1918-1922 yılları arasına tekâbül eden Mütâreke döneminde basılmış ilk yemek kitabıdır. Döneminin mutfak kültürünü yansıtması açısından büyük bir öneme hâizdir. Kitap, alaturka ve alafranga yemekleri ihtivâ eden 37 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, beslenme nedir?; bünye, mizaç, yaş ve alışkanlıklara göre beslenme; gıda maddeleri; sindirim derecelerine göre yemeklerin sınıflandırılması, yemek adabı gibi konulara yer verilmektedir. Bu bölüm, kitabı daha önce yayımlanan yemek kitaplarından ayırmaktadır. Kitap, sadece zengin yemek tarifleriyle değil aynı zamanda yemeklere bilimsel yaklaşımıyla da dikkate değerdir. Atalarımızın ifadesiyle; Evvel taam sonra kelam diyerek, Türk sofra geleneğinin iki önemli temennisiyle sözü kitaba bırakalım: Afiyet olsun! Ziyade olsun!

40 Gün 40 Enginar
Yemek Kitapları / 16 Nisan 2019

Ayna 2005 yılının Nisan ayında, Cunda Adası’nda aslında kolektif bir çalışmayla açıldı. Tabii başta annem Nihal Sayın’ın, yani Ayna’nın yaratıcısının büyük çabalarıyla. Bu iş başka yerde yapılabilir miydi bilmiyorum, böyle kendi kendine gelişebilir miydi? İlham kaynağı annemin emekli olup yerleştiği yer Cunda Adası’ydı. Denizin karayla aşk yaşadığı; küçük, muzip oyunlar oynadığı; kıvrımlarını keşfetmeye doyamadığınız Ayvalık’tı. Bu güzelliğin altındaki derinlik sizi sarıp sarmalıyordu. Kendinizi kültürel ve fiziksel anlamda güvende ve yaratıcı hissettiğiniz bir yer Ayvalık. Yeni yemekler keşfetmeye doyamazsınız. Çünkü her şey hazırdır. Malzeme hazırdır. Bin bir türlü. Otlar, böcekler, balıklar, sebzeler, mantarlar, çamlar, yosunlar… Her yeni sebzeyi, otu, balığı keşfettiğinizde onların içindeki bilgeliği fark ettiğinizde hayat güzel yüzünü göstermeye başlayacak. Sonra enginar tarlarını keşfedeceksiniz, Pateriça taraflarında. Enginarın sakallarını, tüylerini, elinizden geçmeyen acısını, rengini keşfedeceksiniz. Böyle başlar yemekle, içmekle, deli gibi çalışmakla, hayatla baş etmekle, enginarla aranızdaki aşk.

Damağımdaki Tat
Yemek Kitapları / 10 Nisan 2019

Her evde bulunan olmazsa olmaz yemek tarifleri kimi zaman defterden koparılan bir kâğıt parçasına, bazen küçük bir deftere kaydedilir. Solmuş, yıpranmış, mutfakta çalışılırken lekelenmiş bu tarifler anneden kızına, gelinine aktarılır, giderek zenginleşir. Ailenin mutfak belleğini oluşturan, sayısız kereler denenmiş ve başarısı kuşaklar boyu kanıtlanmış bu tarifler birer Külkedisi’dir. İçerdikleri cevheri aile dışındaki tüketicilerin fark edebilmeleri için onları modern yemek edebiyatının kurallarına uygun bir görünüme ve içeriğe dönüştürmek gerekir. Damağımdaki Tat, Selanik’te yaşayan bir Osmanlı ailesinin iki kuşak ev hanımlarının 20. yüzyıl başlarından itibaren en özel yemeklerinin tariflerini topladıkları küçük defterin günyüzüne çıkarılmış hâli. Burada yer alan tarifler Osmanlı’nın İstanbul’dan sonar ikinci büyük kozmopolit kentindeki mutfak beğenileri ve çeşnilerini yansıtıyor. Siren Tahtakıran damağında izlerini taşıdığı büyükannelerinin yemekleri üzerinden bizi İmparatorluk Selanik’ine götürüyor. Ailesi aracılığıyla o kentin sanat, kültür ve toplumsal yaşamıyla tanıştırıyor. Öyle ki, sonunda bir dönemi büyüteç altına alan bu kitabın küçük bir tarif defterinden doğduğuna inanmak kolay olmuyor. Barış içinde birlikte yaşayan Selanik’teki etnik mozaiğin bir dönem ortak mutfağına ayna tutan ve keyifle okunan bu yemek kitabı, iyi bir lezzet envanteri oluşturmasının yanı sıra 20. yüzyıl başlarında Selanik’teki kalburüstü Osmanlı ailelerinin mutfağını tanıtan kalıcı bir belge niteliğinde. Ahmet ÖrsGazeteci / Yemek Kültürü Yazarı