Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Tarih Kitapları / 23 Ağustos 2019

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi. Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Tarih Kitapları / 23 Ağustos 2019

Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitap haline geldi. Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya’yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.

Tarihi Okumanın Farklı Yolları
Tarih Kitapları / 20 Ağustos 2019

Orta Asya’dan Amerika’ya yaşanan göçün izlerini Kızılderili ve Türk motiflerinde denkleştiren yazar, sunduğu onlarca halı, giysi, kap kaçak motifleriyle de savını okuyucusuna kanıtlamak istemektedir. Kitap İçeriğindeki Konular – Kızılderililer Türk kökenli mi?– Kürtler Med kökenli ise, Medler de Yafetik soya bağlı olduğuna göre Kürtler Türk kökenli mi?– Osmanlı (Kayı Boyu), Bulgarlar ve Hindistan Tuğluk Sultanlığı aynı Türk boyunun üyeleri mi?– Polonyalılar Türk kökenli mi?– Koreliler Türk kökenli mi?

Osmanlı'da Modern Okul Öncesi Eğitim (1908-1918)
Tarih Kitapları / 18 Ağustos 2019

Türkiye’de okul öncesi döneme özel olarak yapılan bir çalışma olan kitabımız, aynı zamanda yazarımızın onaylanan yüksek lisans tez çalışmasının genişletilmiş biçimidir. Bu alanda ülkemizde maalesef ikinci bir kitap bulunmuyor. Eser; yalnızca Osmanlı devlet arşivlerine değil, o dönem yayınlanmış okul öncesi dönem çocuk dergilerine, okul öncesi öğretmenlik bölümlerinin yönetmeliklerine, azınlıkların ve yabancıların Osmanlı topraklarındaki okul öncesi eğitim çalışmalarına nesnel bir şekilde yaklaştığı için zengin bir kompozisyondan oluşan bir tabloyu gözlerimizin önüne seriyor. Henüz matbaadan çıkmış olan kitabımız, okul öncesi öğretmenliği bölümleri tarafından şimdiden ders kitabı olarak seçilmeye başladı. Alalma Yayınları akademik dizisinin bu ilk kitabını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyar.

Bizans’tan Modern Döneme Ege’de Seramik
Tarih Kitapları / 18 Ağustos 2019

Bizans’tan Modern Döneme Ege’de Seramik, Akdeniz arkeolojisinin bilimsel açıdan az incelenmesine rağmen çok önemli bir parçası olan Orta Çağ ve sonrası Ege seramiği hakkında yazılmış ilk genel giriş ve el kitabıdır. Bu yayın müzelerde ve Ege Denizi civarında gerçekleştirilmiş arkeolojik çalışmalarda bulunmuş, Erken Bizans döneminden Erken Modern döneme tarihlenen en önemli Post-Klasik seramik tiplerini kapsamlı bir şekilde sunarak çığır açan bir referans kitabıdır. Bu el kitabı temel bibliyografik referanslarla beraber yaklaşık 80 seramik türünün tanımlamasını, kronolojik sorunların son zamanlardaki bilimsel tartışmalarını ve teknik terimlerin sözlüğünü içerir. Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) bu yayını Türkçeye tercüme ederek Türkiye’deki arkeologlar, saha çalışanları, bilim insanları ve öğrencilere, ve ayrıca Bizans ve Osmanlı dönemi Doğu Akdeniz tarihiyle ilgilenen herkese daha erişilebilir kılmayı ummaktadır.

Tahıla Karşı – İlk Devletlerin Derin Tarihi
Tarih Kitapları / 18 Ağustos 2019

Uygarlık tarihi gerçekten kitaplardaki gibi mi yaşandı, yoksa zamanımızı kendilerini “uygar” görenlerin kendileri hakkında yazdıklarını okuyarak mı geçiriyoruz? Neolitik devrim insanlığın tarihindeki en büyük atılım mıydı, yoksa esasen çoğunluğun azınlığa hükmetmesinin vesilesi mi olmuştu? Uygarlık Mısır’ın, Yunan’ın, Roma’nın ve diğer parıltılı egemenliklerin uç uca eklenmiş hali mi, yoksa asıl insanlık binlerce yıl bu anlatının dışında mı yaşadı? Her bir uygarlığın “çöküşü”, insanlığın geri dönülmez kayıplar yaşadığı bir trajedi miydi, yoksa kaçınılmaz bir son, hatta bir “layığını bulma” hali miydi? “Barbar” olarak adlandırılan kavimler insanlıktan nasibini almamış uygarlık düşmanları mıydı, yoksa tarımsal üreticinin ürün fazlasına el koymak için devletle yarışan bir “gölge devlet” miydiler? Tahıla dayalı beslenme ve kentlere toplanmış nüfus, mümkün olan en iyi yaşantı biçimi miydi, yoksa egemenler açısından en uygun olan bu muydu? James C. Scott, Tahıla Karşı’da anaakım tarih anlatısıyla yüzleşmemizi sağlayacak sorular soruyor.

Osmanlı Kıyılarındaki Batı: Avusturya Lloyd Buharlı Kumpanyası
Tarih Kitapları / 17 Ağustos 2019

Deniz nakliyatı tarihin her döneminde önemli yer tutmuştur. Buharlı gemilerin ortaya çıkışıyla beraber, Modern dönemin devletleri için istikrarlı bir deniz nakliyat ağına sahip olabilmek yalnızca güçlü devlet olabilmek için değil, ayakta kalabilmek için de elzem hale gelmiştir. Modern zamanların getirdiği bir diğer değişiklik ise ulus devlet yapısının imparatorluklar aleyhine gelişmesiydi. Bünyelerinde bulunan ulusların ayrılıkçı çabalarının önüne geçmek isteyen imparatorluklar merkezîleşmek zorunluluğu hissediyorlardı. Merkezîleşebilmek içinse sağlıklı bir ulaşım ve iletişim ağı gerekliydi. Avusturya Lloyd Buharlı Nakliyat Kumpanyası, 1836 yılında, Avusturya sınırları dâhilinde bulunan liman kenti Trieste’de kuruldu. Kuruluş bildirgesinde temel amacını Doğu limanlarıyla Avusturya limanları arasında buharlı iletişimi sağlamak olarak açıklıyordu. Modern zamanların tehditleriyle boğuşan iki kadim imparatorluk arasındaki deniz bağlantısını kurmak. Bu araştırma Avusturya Lloyd’un kuruluşu, kuruluş amaçları ekseninde Osmanlı kıyılarındaki faaliyetleri ve Osmanlı-Avusturya ilişkilerine etkilerini konu edinmektedir. Metnin irdelediği bir diğer husus ise Batı’nın Osmanlı imgelemindeki izdüşümünü, Avusturya Lloyd üzerinden tespit etmektir.

Put Adam
Tarih Kitapları / 15 Ağustos 2019

Batı dünyasının yakın zamanda yapmış olduğu en başarılı emperyalist faaliyet, sahte bir hürriyet karşılığında Doğu’yu ruhunun derinliklerinden uzak tutmak ve ruhunu inkâr etmeye zorlayarak Batı’yı taklit ettirmektir. Emperyalist hareket karşısında İslâm adına yegâne ve küllî cevap ne olabilir? İşte asıl soru budur ve cevabı ise şudur: Önce fikir ve anlayış, sonra da bu şahsın yalanlarla örülü binalarını yıkmak… (Bu kitabı okuyanlar, boynuna bu vazifeyi yüklenmiştir)… Bu şahsın, tesirini ve eserini yıkmak, onun İslâm âlemindeki tıknaz taklitçilerini tanımak ve anlamakla olur. İslâm âleminde ilerici olduğunu iddia eden birçok liderin, bu şahsın minyatür modelinden başka bir şey olmadığını anlamak lazımdır.

Devlet’te 50 Yıl 6 Ay 2 (2 Cilt Takım)
Tarih Kitapları / 13 Ağustos 2019

Bu anılar, liseyi henüz bitirmiş bir delikanlı olarak polis memurluğuyla başladığı devlet hizmetinde, Emniyet müdürlüğünün hemen hemen bütün kademelerinde çalışmış, Hamdi Ardalı’nın 50 yıllık anılarını içermektedir. Ardalı, polis memuru olarak başladığı devlet hizmet süresi içinde karşılaştığı birbirinden ilginç adli olaylar yanında, özellikle Valilik ve Emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemde, alınan siyasi ve idari kararların yol açtığı toplumsal sıkıntıların yanında, pek çoğunun üzerinden hala sır perdesi kalkmamış, döneminin siyasi olaylarına ışık tutmaktadır. Özellikle 1960-1980 arası yakın dönem Türkiye tarihini merak edenler için Ardalı’nı hatıraları oldukça ilginç bilgiler sunmaktadır.

Etrüskler
Tarih Kitapları / 12 Ağustos 2019

Etrüskler, Akdeniz bölgesindeki gelmiş geçmiş en gizemli ve en ilginç uygarlığı kuran kavimdir. Dünyanın değişik bölgelerinde belki halen keşfedilmeyi bekleyen birçok uygarlık vardır ama bu uygarlığın, Avrupa’nın tam da göbeğinde olması ve halen üzerindeki esrar perdesinin kaldırılamamış olması konuyu daha da ilginç hale getirmektedir. Batı Medeniyeti hala bu kavmin kim olduğunu, nece konuştuğunu, ne yazdığını çözememiştir. İtalya’da Etrüsk Çağı, Truva Savaşı’ndan sonra, M.Ö. 13. asırda başlamış, Romalıların son Etrüsk şehri olan Volsini’yi yıktıkları M.Ö. 264 yılına kadar devam etmiştir. Bu tam 1000 yıl demektir. Etrüsk bilmecesi, adeta Batı Medeniyetinin kara kutusudur. Açıldığı zaman Avrupa uygarlığının nüvesi ortaya çıkacaktır. Muhtemelen de tarih baştan yazılacaktır. İşin ilginç yanı ise Batılı bilim adamlarının bu kara kutuyu açmak istememeleri ya da aralayıp görmek istemedikleri şeyler ile karşılaştıkça tekrar tekrar kapamalarıdır. Görmezlikten gelinen bu esrarengiz kavim, sıradan bir topluluk değildir. Batı Medeniyetinin her dönemindeki ve günümüzdeki izlerini keşfettikçe hayretler içinde kalacaksınız. Parlak ve egemen bir güçken, önce Roma emperyalizimi sonra Hıristiyanlık imperiumunun ayakları altında ezilen ve halkı asimile edilen, tüm kaynakları kurutulan Etrüsk Medeniyetinin ardılları, bir şekilde hayatta kaldılar ve atalarının mezarlarında bulunan saklı mucizeler, onların yerli genomlarını yeniden uyandırdı. Etruryanın merkezi Toscana, Hümanizm ve Rönesans’ın beşiği oldu ve yeniden Avrupa’nın gözbebeği oldular. Batılıların bugün…