Kurtlarla Koşan Kadınlar – Clarissa P. Estes
Sosyoloji Kitapları / 23 Ağustos 2019

İnsanlık tarihi boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadınların durumunu sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ele alan çok sayıda inceleme yapıldı. Her inceleme, kadınları “tanımlama ve çözme” açısından farklı yöntemler önerdi. Bu önermelerin ne ölçüde kadının doğasına ilişkin isabetli ve farklı alternatifler olduğu ise tartışmalı… Clarissa P. Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar’da gerçekten farklı bir önermede bulunuyor; kadınlar için yalın, uygulanabilir ve doğal çözümler öneriyor. 19. yüzyılla birlikte insanlığın doğadan kopuşu ve duygulara yer vermeyen kapitalist bir endüstri çarkının içinde kayboluşundan yola çıkarak, kadınların yapması gereken ilk şeyin içlerindeki doğal sesi keşfetmek olduğunu söylüyor ve kadınların içlerinde yatan sınırsız güç ve yaratıcılığın, kurtların doğal yabanıllığında yattığı savını ileri sürüyor. Kadınların çoğu zaman farkında olmadan içselleştirmek zorunda bırakıldıkları eziklik ve yetersizlik duygusuna, bastırılmış cinsel güdülerine çok değişik bir malzemeden yaklaşıyor: Masallar! İnsanlığın ortak bilinçaltının aynaları olduğunu düşündüğü masallar aracılığı ile kadın psişesinin derinliklerine iniyor ve birçok açmazdan kurtulmalarına yardımcı olacak masal tadında terapiler uyguluyor. Estes’e göre, kurtlarla kadınlar arasında, vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik bir benzerlik vardır. Kurtlar ve kadınlar arasındaki bu benzerlik, Vahşi Kadın arketipinde ortaya çıkar. Estes’in ilginç örneklerle betimlediği bu arketip, doğayla bağlarını kopartmamış ve seçimlerini yaparken duygularını temel alan kadınları içeriyor. Kitaptaki farklı kültürlerden…

Kurtlarla Koşan Kadınlar – Clarissa P. Estes
Sosyoloji Kitapları / 23 Ağustos 2019

İnsanlık tarihi boyunca bastırılmış ve örselenmiş kadınların durumunu sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ele alan çok sayıda inceleme yapıldı. Her inceleme, kadınları “tanımlama ve çözme” açısından farklı yöntemler önerdi. Bu önermelerin ne ölçüde kadının doğasına ilişkin isabetli ve farklı alternatifler olduğu ise tartışmalı… Clarissa P. Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar’da gerçekten farklı bir önermede bulunuyor; kadınlar için yalın, uygulanabilir ve doğal çözümler öneriyor. 19. yüzyılla birlikte insanlığın doğadan kopuşu ve duygulara yer vermeyen kapitalist bir endüstri çarkının içinde kayboluşundan yola çıkarak, kadınların yapması gereken ilk şeyin içlerindeki doğal sesi keşfetmek olduğunu söylüyor ve kadınların içlerinde yatan sınırsız güç ve yaratıcılığın, kurtların doğal yabanıllığında yattığı savını ileri sürüyor. Kadınların çoğu zaman farkında olmadan içselleştirmek zorunda bırakıldıkları eziklik ve yetersizlik duygusuna, bastırılmış cinsel güdülerine çok değişik bir malzemeden yaklaşıyor: Masallar! İnsanlığın ortak bilinçaltının aynaları olduğunu düşündüğü masallar aracılığı ile kadın psişesinin derinliklerine iniyor ve birçok açmazdan kurtulmalarına yardımcı olacak masal tadında terapiler uyguluyor. Estes’e göre, kurtlarla kadınlar arasında, vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik bir benzerlik vardır. Kurtlar ve kadınlar arasındaki bu benzerlik, Vahşi Kadın arketipinde ortaya çıkar. Estes’in ilginç örneklerle betimlediği bu arketip, doğayla bağlarını kopartmamış ve seçimlerini yaparken duygularını temel alan kadınları içeriyor. Kitaptaki farklı kültürlerden…

24 Saat
Sosyoloji Kitapları / 19 Ağustos 2019

Yalnız yaşamıyoruz. Sayısız varlıkla birlikte, atmosferde nefes alıyoruz. Evde, kahve içerken, milyonlarca insan, farklı şeyler yapıyor ya da bizimle aynı şeyi aynı anda yapıyor. Yalnızlık, diye bir şeyin olmadığını, aynı anda hatta aynı saniyede binlerce varlıkla birlikte yaşadığımızı, unutmadan, hareket ettiğimiz zaman dünyayı çok daha farklı düşünebiliriz. Bir gün içinde sayısız olay oluyor ve tüm bu gerçeklerle yaşadığımız halde, bazen bu gerçekleri göremiyoruz. İnsan olarak, hepimiz hayatımızdaki ilkleri bazen tek başımıza yaşıyoruz. Yanımızda, yüzlerce insan olsa da hislerimizi ve düşüncelerimizi, sadece biz, biliyoruz. 24 saatte, insanların hayatından sayısız olay geçtiğini ve birçok şey yaşandığını düşündüğüm zaman, hakikaten, çok şaşırmıştım. Evet, onlarca dil ve yüzlerce ülke, klan, topluluk ve ırkların olduğunu zaman içinde öğrenmeye başladım ve öğrenmeye de devam ediyorum.  

Çöpü Toplamak
Sosyoloji Kitapları / 18 Ağustos 2019

1.Enformel Sektör2.Toplumsal Tabakalaşma ve Sınıf3.Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Bağlamında Enformel Sektör Ve Geri Dönüşüm İşçileri4.Saha Çalışması Bulguları Açısından Enformel Sektör Ve Sosyal Dışlanma

Kültür
Sosyoloji Kitapları / 16 Ağustos 2019

Terry Eagleton, sömürgecilikten ve onun neredeyse ideolojik kılıfı olarak ortaya çıkan antropolojiden sanayi Avrupa’sına, Alman Romantiklerinden Britanya işçi sınıfına, İrlandalı devrimcilerden kültür endüstrisine, Jakobenlerden 11 Eylül’e ve neoliberal üniversitenin postmodern kültür kuramcılarına uzanan geniş bir yelpazede, modernliğin başlangıcından günümüze uzanan dönemde, kültürün serüvenini kapsamlı bir yaklaşımla ele alıyor. Eagleton’a göre postmodern kültürel farklılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık fetişizmi geç kapitalizmin piyasa ve tüketim mantığıyla uyum içindedir. Her türlü dışlamaya ve hiyerarşiye karşı durduğunu öne süren bu mutlak kültürelci tutum, tüm radikalliğine rağmen siyasi olarak güçlendirici ve devrimci olmaktan uzaktır. Eagleton, kültüre ilişkin bütünlüklü bir tanım yapmanın imkânsızlığını teslim etse de, kültürün insanlığın küresel ölçekte karşı karşıya bulunduğu acil sorunlardan ziyade, doğrudan siyasetin alanına dair olduğunu, alıştığımız ironik ve keskin eleştirel üslubuyla ortaya koyuyor.

Postinsan
Sosyoloji Kitapları / 8 Ağustos 2019

Humans insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır. Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor? Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak… Gerçek değil ki… Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım? Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı. Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık. Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız. Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginia’nın anısına geliştirildi. Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur. Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı. Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.  Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz. Yapay Zekâ ‘V’: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım. Sentetik Anatole: Bütün sentetikler ‘DayZero’daortaya çıktı. Tanrı öyle istedi. Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.

Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
Sosyoloji Kitapları / 8 Ağustos 2019

“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.” – Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Birinci Genel Sekreter Yardımcısı “Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…” – Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi “Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki…

Gayanna
Sosyoloji Kitapları / 2 Ağustos 2019

Her kadının içinde bir erkek her erkeğin içinde bir kadın gizlidir. Bir kadının içindeki adam; onun akıl, cesaret ve savaşçı yönüdür. Bir adamın içindeki kadın; onun sezgisel, duygusal, sevecen ve merhametli yanıdır. Bir kadın ve bir adam bedensel, ruhsal ve sosyal yönden buluştuklarında tam iyilik haline ulaşmış olurlar.  Kadının duyguları onun koruyucu, kollayıcı, geliştiren, sevgisini yansıttığı ve yaşattığı en güçlü yönüdür. Eğer kadın, duygularını sağlıklı yaşayamazsa ve yorumlayamazsa yakıp yıkan, kendisine ve çevresine zarar veren biri olabilmektedir. Bu nedenle kadının potansiyel gücü olan duygularını yönetmesi, bilinçli olmasıyla çok ilişkilidir. Toplumun iyileşmesi ve gelişmesi için kadın desteklenmelidir. Ve bu desteği vermeye şahsım ve yanımda olan diğer kadın ve adamlarla birlikte hazırız. Bu anlamda benim için Gayanna; Dünya kadın bilincine atfedilen bir isim, tüm kadınların ve adamların ruhudur. Gerçek mutluluk, maddi varlığınızla değerler ölçeklerinizi buluşturmaktır. Yaşamda yüklendiğimiz ve doğru bildiğimiz yanlışlar içindeyiz. Bilmeden bu yanlışları yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Kadın ve erkek arasındaki kavgaların sebepleri de yine bu yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Kitap içerik olarak kadın bilincini ele alıyor. Kadının iç dünyasını sorgulatırken erkekle beraber nasıl bir bütünlük oluşturabileceklerinin izlerini sürüyor. Kadın ve erkek ancak birlikte evrilebilirler. “Her kadının içinde bir erkek her erkeğin içinde bir kadın gizlidir.” Bunun için birbirlerini anlamaya ve anlaşmaya ihtiyaçları var. Bu kitapta ayrışma değil, birlik…

Tekerlekli Düğün
Sosyoloji Kitapları / 1 Ağustos 2019

Engelli birey çeyiz yapar mı? Engelli birey evlenebilir mi? Engelli bir birey yine kendisi gibi engelli bir bireyle mi evlenmelidir? Engelli bireyin çocuğu olur mu? Olursa o da engelli mi olur? Engelli birey çocuğuna nasıl bakar? Engelli bireyin çocuğu engelliliğinden ötürü ondan utanır mı? Engelli bir aileye kiralık ev verilir mi? Engelli bir ailenin ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, dini ve sportif aktiviteleri nasıl olmaktadır? Engelli aileler aile içi ve aile dışı ilişkilerini nasıl yürütmektedir? Toplumun engellilerin evliliğine ve engelli bir aileye bakışı nasıldır? Engelli aileler kentsel yaşamda karşılaştıkları zorluklarla nasıl mücadele etmektedirler?… Engellilik her ne kadar hakkında konuşulan bir kavram olsa da çoğunlukla iyileştirilmesi öngörülen bedensel bir motif olmanın ötesine geçememiş ve hala bir stigma (damga) olarak varlığını sürdürmeye devam etmiştir. Fakat bu araştırma engelli bireylerin yaşantılarına el uzatıp bilinenin dışına çıkarak ezber bozmuştur. Araştırma, sosyal inşa yaklaşımı açısından incelenmemiş bir alan olarak Türkiye’nin İzmir kentinde yaşayan fiziksel engelli bireylerin aile inşasını, kendi deneyimlerini yüz yüze görüşmelerle aktarmalarıyla ele almıştır. Böylelikle araştırmada, engelli bireyler için zorlu ve mücadelelerle dolu kentsel yaşamda, yaşam biçimleri ile bazen farklılaşan bazen de benzeşen yönleriyle aile inşalarını nasıl ve ne şekilde gerçekleştirdikleri sorusuna cevap aramak hedeflenmiştir. Tekerlekli Düğün Fiziksel Engellilerin Aile İnşası, Türkiye’de engelli bireylerin…