Kendi Olmak Veya Olamamak
Sanat Kitapları / 15 Mart 2018

İki arada kalmış bir coğrafyanın iki arada kalmış, kendini bulamamış, nerede arayacağını da bilemeyen çünkü yanlış yerlerde arayan ve sağır ve dilsiz bir toplum imgesi çizilir çağdaş oyunlarımızda. Öyle bir toplumdur ki bu, kişileri kendine başka bir yüz edinmeye kalkışır, yabancı seslere öykünür, hep bir şey olmayı umar ve hep yenilir. Onların ardından yazarın sesi fısıldar duyan kulaklara ve bize dünden bugüne çıkarılması gereken ve hiç değişmeyen ve giderek önemini daha çok duyumsatan dersi anımsatır: Bedeli ne olursa olsun kendi olmayı öğrenmelidir insan ve ülke; kendini kendi içinde, kendinden yola çıkarak oluşturmalıdır.

Eskimeyen Filmler 2
Sanat Kitapları / 14 Mart 2018

Geçmişe yönelik bir hafızayı tesis ederken günümüzden geçmişi nasıl yorumlayabiliriz, geçmişle kurduğumuz ilişkiyi nostaljinin ötesine nasıl taşıyabiliriz soruları da üzerinde durduğumuz ve önemsediğimiz meselelerdi. Melodram ve güldürü türlerinin ağırlıkta olduğu Yeşilçam’ı ve mevcut sinema birikimimizi ele alırken hem kuşatıcı hem de sorularla filmlerdeki meseleleri derinleştiren bir bakış açısı yakalamak önemsediğimiz bir konuydu. Bilim ve Sanat Vakfı’nda Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlediğimiz Eskimeyen Film Günleri etkinliği de bu çabaların bir ürünü olarak doğdu.

Nöroestetik Fotoğraf
Sanat Kitapları / 14 Mart 2018

Platon; insan bedeninde aklın bulunduğu yer olarak başı ifade etmiş ve bütün bedeni kontrol eden güç olduğu için en tepeye yerleştirildiğini düşünmüştür. Göğüs ise tutkuların merkezidir. Fotoğraf gerçeklik protezidir ama üç maymunu da bozar. Objeyi estetik olarak kavramak, yani anlamak, sezgiye dayalı bir durumdur. Estetik, kelime olarak, “duyu yoluyla kavramak” demektir. Kavrama, somut olmayan bir hissin, duygunun, güzelliğin bir gerçek varlık, obje üzerinde duyumsanması (görülür hâle gelmesi) olayıdır. İnsanın kendi bedenini, beynini çözümleme çabası ile 2000’li yıllarda sanatla ilgili etnoloji, evrimsel estetik ve nöroestetik bakışın birleştiği bir yapı oluşmuştur. Özellikle beyinle ilgili bilimsel çözümlemeler, bilinçaltı ve bilincin duygu oluşumuna etkilerini açıklamıştır. Nöroestetik alanı bu sayede estetiğe fizyoloji ve beynin katkısı açısından açıklama getirmiş ve getirmeye devam etmektedir.

Uygulamalı Kamera Önü Oyunculuğu
Sanat Kitapları / 12 Mart 2018

Kamera önü oyunculuk yapanların yanı sıra film & dizi vb. gibi sektörlerde çalışan herkese yol gösterecek bu kitapta; -Metin ve Karakter Analizi -Role Hazırlık -Karakterin Kendisi Olabilme Egzersizleri ve Doğaçlama Teknikleri -Kamera ile Doğru İlişki Kurmak -Kamera Karşısında Bedenini Doğru Kullanmak, Doğallığı Yakalayabilmek -Çekim Öncesi Rol Üzerine Yoğunlaşmak -Yönetmenin Çekim Tarzını Kavramak -Kamera Karşısında Rahat Olabilmek -Fiziğinizdeki Artı ve Eksi Yönlerin Farkına Varmak -Sesinizi Kullanmayı Öğrenmek -Sette Kullanılan Terimleri Öğrenmek -Konsantrasyon -Sette Doğru Davranış Biçimi Önerileri -Set Disiplini -Audition Hazırlığı -Heyecanı Bastırma Yöntemleri -Showreel gibi pek çok başlık altında başka kaynaklarda yazılmamış bilgilerle karşılaşacaksınız.

Bir Film Nasıl İzlenir
Sanat Kitapları / 11 Mart 2018

“Zamanımızın en iyi film yazarı.” – Michael Ondaatje “En canlı, en edebi, üretken, provokatif ve cüretkâr film eleştirmeni.” – Philip French, Observer “Film eleştirmenliği konusunda kimse ondan daha bilgili, daha yetkin olamaz.” – Spectator “Bu kitap Thomson’un neden film eleştirisi alanında en bilge ve en bağımsız kişi olduğunu tekrar gösteriyor. Bir şekilde her şeye yepyeni bir bakış geliştirebiliyor.” – Leon Wieseltier “Harika bir biçimde bilgilendirici … filmler için yazılmış güzel bir şükran şarkısı.” – The Sunday Times “Bu akademik bir el kitabı ya da yeni başlyayanlar için giriş kitabı değil. Şahane ve prokovatif bir zekâ için okuyun Thomson’u.” – The Washington Post

Bozoklu Osman Şakir’in Musavver İran Sefaretnamesi ve Fatih’ten 1914 Kuşağına Türk Resim Sanatı
Sanat Kitapları / 10 Mart 2018

2. Mahmud dönemi Şeyhülislamlarından Yasincizade Abdülvehhab Efendi, İran’a sefir tayin edilip yola çıktığında maiyyetinde Bozoklu Osman Şakir nâm bir mütercim de vardı. Osman Şakir Efendi, sadece Farsça mütercimliği vazifesiyle kafileye dahil olmamış aynı zamanda Üsküdar’dan hareket eden heyetin İran’a kadar olan güzergâhını da resimlemiştir. 19 Ekim 1810 tarihinde İstanbul’dan Tahran’a yapılan yolculuğun anlatıldığı, konaklanan kasaba ve şehirlerin resmedildiği Sefaretnâme’de 31 adet resim yer almıştır. Bu suluboya resimler Osmanlı klasik resim çizgisinin son numuneleri olarak dikkati çekmektedir. Bozoklu eserini anlatırken verdiği malumatın gerçeğe aykırı düşmeyeceğini, eserin güzel bir yazı ve resimlerle desteklenerek yazıldığını ifade ettikten sonra, bu esere nazar edenlerin estetik bir haz duymalarını arzuladığını da dile getirir. Bu eser, artık klasik anlamda minyatür sanatının terkedildiği, akabinde batılı eğitim usulünü hayata geçirecek mektepler eliyle resmin Osmanlı gençleri arasında itibar göreceği, Avrupa şehirlerine gönderilen talebelerin çağdaş batılı ressamları tanıyacağı yılların hemen öncesinde kaleme alınmıştır. Medrese tahsili almış, dinî ve beşerî ilimlerde terbiye görmüş Bozoklu Osman Şakir’in resme dair bir hassasiyete sahip olduğu aşikâr ancak fırçasından çıkan resimler ne minyatürün çizgilerini külliyen muhafaza ediyor ne de batılı gerçekçi resme hizmet ediyor. Hem klasik Türk nakşını hem de yeni teknikleri bir arada gösteriyor. Bu eserde, Bozoklu’nun resimlerinin iyi anlaşılabilmesi için Osmanlı resim geleneğinin ilk…

Film Çekmek
Sanat Kitapları / 10 Mart 2018

Bir film nasıl çekilir? Nereden esinlenilir; fikir, yönetmenin zihnine nasıl düşer? Yapımcının yeri neresidir? Senarist konuyu nasıl biçimlendirir? Nasıl projelendirilir? Ekip oluşturmak? Oyuncu seçimi? Mekân ve set tasarımı? Çekim süreci? Montaj? Dağıtım? Filmi seyirciyle buluşturmak? Film çekmenin sihirli bir yolu, şaşırtıcı bir formülü, mucizevi bir yöntemi yok. Film emek ister, kurgu gerektirir ve her şeyden önce bir anlatıcı ve anlatılacak öykü. Anlatacak bir öyküsü olan anlatıcılar film çekme deneyimlerini aktarıyorlar. Film Çekmek, 2000 sonrası ilk filmlerini yapan ve ulusal veya uluslararası festivalde yaptığı filmlerle ödüller alan 14 yönetmenin ilk filmlerine dair kuramsal, estetik ve mali konuların konuşulduğu bir dizi söyleşiden oluşuyor. Bu dizinin önemi, yönetmenlerin sadece bir sanatçı olarak değil yapımcı olarak da eserlerinin odağında yer almasıdır. Bu durum da yönetmenin özellikle senaryosunu da yazan bir yönetmenin– yapım koşullarını düşünerek sahaya çıkması anlamına geliyor. Büyük bir kısmı 2016–2017 yılında Gazete Duvar’da yer alan söyleşilerin, güncel siyasetten biçimsel sanata, filmin maliyetini karşılamaktan sansüre dair pek çok konunun derinlemesine konuşulduğu uzun ve ayrıntılı sürümlerinden oluşmaktadır. Gazetede yayımlanmayan birkaç röportaj da kitaba dâhil edilmiştir.    

Oyun İçinde Oyun
Sanat Kitapları / 9 Mart 2018

Elinizdeki kitap bir tiyatro eseri olup; tamamen kurgudan ibarettir. “Konu milattan önce, Eski Yunanistan’ın Kutsal Argos adlı ülkesinde geçer… Seçimde, büyük bir çoğunlukla iktidara gelen Salamandros, kendi başına çıkardığı bir yasa ile devletin rejimini değiştirerek, krallığını ilan edip ‘tek adam’ olarak ülkeyi keyfince yönetmeye başlar… Haliyle zor günler geçiren ülkede, ‘Bir Evlenme Programı’na konuk olan iki Argoslu, programı izlemelerinin yanı sıra, aralarında ülkede yaşanan olaylar üzerinde mizahi bir dilde değerlendirmeler yapıp söyleşirler…” “Bu dünya evrensel bir tiyatro sahnesi olup, bu sahnede emperyal bir proje bağlamındaki bir senaryoya göre, bir oyun oynanmaktadır ve tüm oyunlar da haliyle, bu oyunun içindedir…”

Üç Tragedya
Sanat Kitapları / 9 Mart 2018

Fransız edebiyatının büyük klasik değerlerinden Racine [Rasin]’in birbirinden güzel ve ilginç üç tragedyası. Fransızca özgün metindeki gibi nazım düzeninde, her dizesi kafiyeli olarak Türkçeleştirildi. Racine’in ilk tragedyası: Düşman Kardeşler Racine’in Osmanlı Sultanı: Bayezid’i konu eden tragedyası: Bayezid Racine’in zirve eseri olarak nitelenen Andromaque Saray düzeyinde iktidar savaşı Aynı zamanda sevda yarışı Tutku ile Duygu’nun kapışması Gönül kırıklığı Hem de onurlu, soylu, görkemli bir söylemle, nefis bir şiirsel dille aynen özgün metindeki gibi Türkçe’de de. Okudukça okuyasınız gelecek.

AllEscort