Devletler ve Davranışları

1. Dış Politika Analizinde Karşılaştırmalı Metodoloji2. Dış Politika Terimi Üzerine Bakış Açıları3. Dış Politika Karşılaştırması ve Analizinde Kullanılan Araçlar4. Birey-Lider Etkisi Ve Dış Politika 5. Ulusal Seviyeden Etkenler Ve Dış Politika6. Devletlerarası Etkileşimler Ve Dış Politika7. Uluslararası Sistem Etkileri Ve Dış Politika ev

Türkiye Hem Sahada Hem Masada

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanKriterimiz Yerlilik ve Millilik Olmalı Berat AlbayrakDünyada Barışa Katkı Yapacak Her Projenin Parçası Oluruz Abdulhamit GülCumhurbaşkanlığı Sistemi Türkiye için En Rasyonel Model Bekir BozdağTürkiye’nin Geleceği Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Mahir ÜnalErdoğan’ın Genel Başkan Olmadığı Dönemde AK Parti Öksüzdü Burhanettin DuranCumhurbaşkanlığı Sistemi Milletin Talebi Şule AlbayrakDini Gruplar Hakikatin Tek Temsilcisi Olma Anlayışını Terk Etmeli! Haluk Bayraktar

Diyanet'in Gizli Tarikatlar Raporu

“15 Temmuz darbe girişimin ardından, Türkiye’de faaliyet gösteren ve dini argümanlarla hareket ettiğini iddia eden yapıların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi kaçınılmaz olmuştur.” “Türkiye’nin son birkaç yıldır boğuştuğu FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) problemi, ülkemizin dini oluşumlar haritasını çıkarmayı zorunlu kılmaktadır.”

Genç Arkadaş

1958 yılında Erzurum’da doğan Halûk Kırcı ortaokul yıllarından beri “Ülkücü Hareket”in içinde yer almış ve meşakkatli bir hayat geçirmiştir. 27 yıla yakın cezaevlerinde kalan Kırcı, bu zaman zarfında boş durmamış; roman, hatırat, tarih… gibi alanlarda birçok kitap kaleme almıştır. “Genç Arkadaş”, Halûk Kırcı’nın genç Türk milliyetçisi, Türk mefkûrecisi gençlere hayat tecrübesini aktardığı, onların ruh ve gönül dünyalarında bir nefes, idealleri uğrunda yürüyecekleri yollara bir ışık olmak adına kaleme aldığı eseridir. Genç Arkadaş, “Ülkücü Hareket” sevgisini ve idealini kendisine hayat kılavuzu edinen, memleket ve millet sevgisini, vatan ve bayrak aşkını her isteğinin önünde görmüş, böyle yaşamış ve yaşamaya talip her Ülkücü Türk evladının el kitabı olacaktır. Okuyucunun bu kitabı okurken bu kitapta anlatılan her şeyin dağdağalı, çileli, bedellerin acımasız ödendiği yılların olgunlaştırıp pişirdiği bir beyin, yürek ve ideallerinden asla taviz vermeden yaşamış dava adamının, “itidalli avazı” olduğunu unutmamalarını dileriz.

Tarikat Kuşatmasındaki Türkiye

Bugün Türkiye’yi, seçilmişler değil bir tarikat yönetiyor. Türkiye’yi kuşatan bu örgüt, Halidilik olarak bilinmektedir. Bu tarikat 1925’te Türkiye Cumhuriyeti’ne isyan etti, 1930’da Menemen’de başkaldırdı. 1945’ten sonra yavaş yavaş iktidara taşındı. Necmettin Erbakan, Özal Kardeşler, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Binali Yıldırım’ın bu tarikatla nasıl bir bağı var? 2002’de kurulan AKP hükümetindeki 25 bakandan 19’u tarikattandı. Halidiler, anti-komünist Yeşil Kuşak projesi elemanları olarak NATO’cu derin devlet tarafından korundu. Türkiye’yi “dar-ül harb”, yani kâfir ülkesi saydılar, Mustafa Kemal’e düşmanlığı temel ilke edindiler.İskenderpaşa, İsmailağa, Menzilci, Süleymancı, Işıkçı, Nurcu vb. değişik adlar altında boy gösterseler de aslında tek örgüttürler. Bu örgüt, Kürtleri de cendereye almıştır. “Dindar ve kindar nesil” diyerek tek tip insan yetiştiren bu yeni tarikatlar, dernek/vakıf görüntüsüyle Türkiye’yi yağmalamaktadır. Ensar Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA gibi yeni tip tarikatların şeyhi kim? Cumhuriyet’i yıkmaya odaklı eski ve yeni Halidi örgütler ve yağmalarının belgeleri…

Mavi Vatan İçin Jeopolitik Rota

Soner Polat, bir Amiral olmasına rağmen, kara savaşını ve terörle mücadeleyi de doğru analiz edebilen ender isimlerden biridir. Stratejik aklı, jeopolitik bilinci ve köklü tarih bilgisinin bir sentezine dönüşen bu becerisi, yeni dünya düzeninin kurulma sancılarının ve ülkemiz üzerinde gerek iç, gerek dış cephede en yoğun siyasi, askeri, stratejik, ekonomik ve hukuki karmaşaların yaşandığı günümüzde sadece topluma değil devlete de akıl ve cesaretle ışık tutuyor. Yazdıkları sadece bir durum tespiti ya da kronolojik olaylar anlatımı değildir. Yol gösterir. İddia sunar. Rota çizdirir. Polat son kitabında Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Ege sorunlarını, Türkiye’yi kimlerin ve neden kuşatmak istediğini ayrıntılarıyla açıklıyor.

Fetö'nün Emniyet Yapılanması

FETÖ, Emniyet Teşkilatını ele geçirebilmek için örgüt üyesi komiser ve emniyet müdürleri yetiştirerek işe başladı. Teşkilat içindeki FETÖ’cü yönetim kademesi polis alım sınavlarına nüfuz edebilecek güce eriştiğinde, açıktan polis memuru alımlarını da kontrol ederek tüm Teşkilatın FETÖ’ye devşirilmesi aşamasına geçti. Kırk çeşit terör örgütünün faaliyette olduğu, ajanların cirit attığı, toplumsal olayların dur durak bilmediği, siyasi nabzın her zaman yüksek seyrettiği bir ülkenin Emniyet Teşkilatını ele geçirmek demek, o ülkenin belini kırmak demekti. FETÖ’nün istediği de tam olarak buydu ve durum artık öyle bir hal almıştı ki FETÖ’den destur almaksızın polis olmak neredeyse imkansız hale gelmişti. FETÖ’nün Emniyet Teşkilatındaki mahrem yapılanmasına ilişkin iddianame ile KOM Daire Başkanlığı’nın raporu bu gerçeği belgeliyor.

CHP ve Kürtler

Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti’nden devraldığı “dahili” meselelerinin başında Kürt meselesi gelmekteydi. Birinci Meclis’te Müdafaa-i Hukukçu vekillerOsmanlı’nın 400 yıldır bu meseleyi çözemediğinden söz etmekteydiler. Cumhuriyetin kuruluş sürecine damga vuran olgu Kürt İsyanları karşısında yeni devletin, yeni politika oluşturamadan, yine eski devlet metodlarına başvurmasıydı. 2. Abdulhamit, İttihat ve Terakki Cemiyeti ve yeni Cumhuriyet’in devlet yönetiminde bulunan kadro ve bu kesimin geniş çevresiyle oluşmuş bulunan Cumhuriyet Halk Partisi de değişik bir yol ve yöntemle harekat etmemişti. Kitapta bu anlamda Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’nin program ve raporlarında Kürtler’e yaklaşımın değerlendirilmesi tarihsel bağlamında ele alınmıştır.

Darbe İçinde Darbe

Gazeteci Merdan Yanardağ binlerce belgeyi inceleyerek, tanıklarla konuşarak ve doğrudan izlediği olayları süzerek, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 Fethullahçı darbesine nasıl sürüklendiğini, bütün yönleriyle inceliyor. Türkiye tarihinin, 31 Mart 1909’dan sonraki ikinci dinci/İslamcı darbesinin nasıl bastırıldığını, hiç bilinmeyen yönleriyle okurlarının bilgisine sunuyor. Fethullahçı Çete’nin yönettiği askeri kalkışmayı fırsata çeviren Erdoğan-AKP iktidarının, 15 Temmuz’un bastırılmasının ardından 20 Temmuz darbesini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyan Merdan Yanardağ, oluşturulmak istenen gerici tarih perspektifini de imha ediyor. Darbe içindeki darbeyi deşifre eden Yanardağ, Cumhuriyetin kader anlarının yaşandığı bir tarihsel dönemeci, diyalektik yöntemle analiz ediyor. Yanardağ, darbeyi asıl bastıran gücün, yurtsever subaylar ve cumhuriyetçi askerler olduğunu kanıtlarıyla ortaya çıkarıyor.

Cezaevi Yazıları

“Devletin ve toplumun tabularına karşı açtığım tek kişilik savaş, Şirince’deki yapılarımın “yasadışı” inşa edilmiş olması bahane edilerek cezalandırıldı. 4 Aralık 2013’te, iki yıllık bir cezayı çekmek üzere hapse girmem kesinleşti. Daha sonra gelen cezalarla o süre 16 yıl 8 aya kadar çıktı. 2 Ocak 2014’te Torbalı Açık Cezaevinde başlayan hapis maceram, Buca Kapalı, Şakran Kapalı, Yenipazar Kapalı, Söke Açık, Söke Kapalı, Menemen Kapalı ve Foça Açık Cezaevlerinin ardından, üç buçuk yıl sonra, 14 Temmuz 2017’de cezaevinden ve ülkeden kaçışımla noktalandı.” Sevan Nişanyan’ın cezaevi sürecinde kaleme aldığı yazıları eksiksiz, sansürsüz tek kitapta. Hapsedildiği yerden soyutlanan bir zihnin dönem dönem güncel siyasete, dönem dönem etimolojiye dair, bazen de kendi kişisel hafızası için tuttuğu notlardan oluşan bu derleme, Nişanyan okurları için yazarın yakın tarihine anlamlı bir şahitlik imkanı sunuyor.