Hesiodos'tan Marx'a Çalışma İdeolojisi

Çalışma tüm insanlık tarihinde önemlidir ama kapitalist toplumda emek, çok farklı mekanizmalar içinde, kendisine rağmen bir işleyişe tabi olmuş durumdadır. Bu işleyişin inşa edici gücü, işleyişin bir bütün olarak tahayyül edilmesini zorlaştırmıştır. Sanayileşmenin temel bileşenleri makinelerin ve inorganik enerjinin gelişimi ile işbölümü hızlanmıştır. Kapitalist toplumda yoğunlaşarak artan işbölümü, bilinçli işi yani akıl ile el arasındaki bağlantıyı da koparmıştır. Bu evcilleştirmeyi daha da kolaylaştırıyor, emek-gücünün kendi elleriyle inşa ettiği dünyayı tahayyül etmesi daha da zorlaşıyor. Yazarımız doğallaştırma ve evcilleştirmenin sonucu ortaya çıkan “böyle gelmiş böyle gider” ortak algısının, “Alavere dalavere, Kürt Mehmet nöbete!” ile sonuçlandığını örneklerle gösteriyor. Özellikle din, millet farklılıklarını harekete geçiren güncel siyasal ortam çok iyi örneklerle ele alınıyor. Sermayenin işleyişi içindeki tüm mekanizma bir de din-millet gibi söylemlerle daha bir paketlenerek görünmez kılınıyor. Bu yüzden soruna emek açısından değil de kapitalizmin yarattığı tüm toplumsal ilişkiler seti içinden yaklaşmak önem kazanıyor.

Hesiodos'tan Marx'a Çalışma İdeolojisi

Çalışma tüm insanlık tarihinde önemlidir ama kapitalist toplumda emek, çok farklı mekanizmalar içinde, kendisine rağmen bir işleyişe tabi olmuş durumdadır. Bu işleyişin inşa edici gücü, işleyişin bir bütün olarak tahayyül edilmesini zorlaştırmıştır. Sanayileşmenin temel bileşenleri makinelerin ve inorganik enerjinin gelişimi ile işbölümü hızlanmıştır. Kapitalist toplumda yoğunlaşarak artan işbölümü, bilinçli işi yani akıl ile el arasındaki bağlantıyı da koparmıştır. Bu evcilleştirmeyi daha da kolaylaştırıyor, emek-gücünün kendi elleriyle inşa ettiği dünyayı tahayyül etmesi daha da zorlaşıyor. Yazarımız doğallaştırma ve evcilleştirmenin sonucu ortaya çıkan “böyle gelmiş böyle gider” ortak algısının, “Alavere dalavere, Kürt Mehmet nöbete!” ile sonuçlandığını örneklerle gösteriyor. Özellikle din, millet farklılıklarını harekete geçiren güncel siyasal ortam çok iyi örneklerle ele alınıyor. Sermayenin işleyişi içindeki tüm mekanizma bir de din-millet gibi söylemlerle daha bir paketlenerek görünmez kılınıyor. Bu yüzden soruna emek açısından değil de kapitalizmin yarattığı tüm toplumsal ilişkiler seti içinden yaklaşmak önem kazanıyor.

Yaşam Sihirbazı

Daha iyi bir yaşam hayal edin; daha sağlıklı, daha başarılı, daha zengin ve daha mutlu… Tüm bunları istemek hakkınız. Şimdi hedeflerinizi belirleyin, harekete geçin ve yaşamı lehinize çevirin. Düşünce gücünün etkileri, büyük bir sır olmaktan çıktı. Beyninizi mükemmel kullanmak için etkili formüller elinizin altında. Hem de uygulanmış, etkileri alınmış, başarıya ulaşmış yöntemleriyle… Yaşam Sihirbazı, herkesin uygulayabileceği yöntemleri ve yaşama mucizevi etkiler bırakacak sihirleri açıkladı. Yaşam Sihirbazı, gücünüzü açığa çıkartacak “Kendini Kullanma Kılavuzu”nu sizin için hazırladı.

İnovasyonda Ustalaşmak

Bu, ilerlemeyle ilgili bir kitap. Evet, inovasyonla ve inovasyonda ustalaşmakla ilgili. Ama özünde, hayatımızda ilerleme kaydetmek için girişmek zorunda olduğumuz mücadelelerle ilgili bir kitap. Siz de diğer birçok girişimci ve yönetici gibiyseniz, inovasyon çabası içindeyken “ilerleme” sözcüğü hemen aklınıza gelmeyebilir. Onun yerine müşterileri cezbedecek doğru özellik-fayda bileşimine sahip mükemmel ürünü yaratma takıntısına kendinizi kaptırabilirsiniz. Ya da sürekli olarak mevcut ürünlerinizde onları daha kârlı veya rakiplerinizinkinden farklı hale getirecek değişiklikler yapmayı denersiniz. Müşterilerin ne istediğini bildiğinizi sanırsınız, oysa gerçek hiç de öyle olmayabilir.  İnovasyon çok daha öngörülebilir ve çok daha kârlı olabilir, ama ancak siz farklı düşünürseniz. Mesele ürün değil, ilerlemedir. Dolayısıyla kendinizi ve organizasyonunuzu sürekli başarısız olan iyi niyetli inovasyon çabalarına yöneltmekten yorulduysanız; müşterilerin belli bir fiyat farkı ödeyerek satın almaya can atacağını önceden kestirebildiğiniz ürün ve hizmetler yaratmak istiyorsanız; başarılı inovasyon için talihe bel bağlayanlarla rekabet edip kazanmak istiyorsanız, bu kitap sizin için yazıldı. Dünyanın dört bir yanındaki organizasyonlar inovasyon uğraşına, üst düzey yöneticilerin zaman, enerji ve zihinsel çabalarını da içeren sayısız kaynak ayırıyor. Ve doğal olarak, etkinliğe ulaşma gayretlerini optimize ediyorlar. Ama eğer bunca çaba yanlış soruların yanıtlarını bulmaya yöneliyorsa, son derece çürük bir temel üzerine oturuyor demektir. Her süreç kusursuz bir şekilde elde ettiği sonuçlarla değerlendirilir. Eğer…

Etkileyici Hitabet Sanatı ve Beden Dili

Gün boyunca tek kelime bile etmeden anlattığımız; neredeyse kullandığımız her sözü, her cümleyi bilinçli ya da içgüdüsel şekilde sembolik kodlarla anlamlandırdığımız ve insanlarla kurduğumuz iletişim sırasında kullandığımız bir dilimiz var: Beden Dili.İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik, simgesel kodları oluşturması ile beraber onları anlamlandırması ve çeşitli iletişim araçlarını kullanarak istediklerini, duygu ve düşüncelerini diğer insanlara aktarabilmesidir.Sözsüz iletişimin en önemli bölümünü oluşturan görsel kodların kullanımı iletişimin tarihi kadar eskidir. Beden dilini niçin öğrenmeliyiz? 1. Başkaları üzerinde olumlu bir etki yaratarak amacımıza ulaşmak;2. Karşımızdakileri daha iyi anlayarak etkili bir iletişim kurmak;3. Kendi vücut hareketlerimizi kontrol ederek sosyal ortama daha çabuk uyum sağlamak;4. Başkalarının aslında ne söylemek istediğini anlamak için beden dilini öğrenmek gerekir.

Koruyucu Aile Olmak

Kur’an-ı Kerim’de teşvik edilen, Hzç Peygamber ve ashabı tarafından fiiliyata geçirilen yetim hamiliği, tarihi süreç içinde İslam toplumları tarafından da uygulanagelmiştir. Bu uygulamada bugün “Koruyucu Ailelik” olarak tekrar hayat bulmuştur. Elinizdeki bu eser, “yetim hamiliği/koruyucu ailelik” konusunu Kur’an bağlamında, Hz. Peygamber (a.s) ile ashabı ve İslam toplumlarının örnekliğinden; ayrıca güncel durumuyla ele alan yazıları içermektedir.