Televizyonu Yorumlamak
İnsan ve Toplum Kitapları / 6 Ağustos 2019

Televizyon, hiç kimsenin ulaşama yacağı noktalara dahi anında ulaşabilen ve bireyleri, kitleleri, toplumları siyasi, ideolojik, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik bağlamda yönlendirebilen en etkili kitle iletişim aracı olarak işlevini sürdürmektedir. Televizyon bir teknolojik araç olmanın ötesinde ulusal ve küresel bir takım hedefler doğrultusunda günlük hayata hâkim olan bir beyin komuta merkezidir. Bizler kesintisiz yayın yapan televizyonla keyifli vakit geçirirken aynı zamanda beynimiz üzerinde gerçekleştirilen operasyonların farkında bile olmayız. Bu operasyonlar her gün ve gün içinde saatlerce tekrarlanmak suretiyle gerçekleştirilmekte, hayatımız, düşüncemiz, kararlarımız, bakış açılarımız, değer yargılarımız televizyonu da kontrol eden küresel güç odaklarının kendi çıkarları ve belli hedefleri doğrultusunda yeniden şekillendirilmektedir. Televizyon aracılığıyla neler üzerinde düşüneceğimiz, neleri satın alacağımız, nasıl mutlu olacağımız, neleri sıradanlaştırıp değersizleştireceğimiz, tüm yayın içeriklerinde sürekli olarak beynimize işlenmektedir. Televizyonun bireyler ve kitleler üzerindeki etkisinin bilincinde olmak dahi bir direniş, en azından beynimizi teslim etmek yerine ona sahip çıkmaya çalışmak demektir.

Göç, Kimlik ve Ritüel
İnsan ve Toplum Kitapları / 28 Temmuz 2019

Teknolojik değişimin; iletişim ve ulaşıma yansıması insan yaşamını değiştirirken, kültürel değerleri de değiştirir ve dönüştürür. Bu çalışma, Dikili’nin köylerinde de değişme dinamiklerini anlamak için kendilerini Yörük, Çepni, Balkan göçmenleri ve Roman olarak tanımlayan insanların yaşadıkları köyler ziyaret edilerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmada; doğum, düğün ve ölüm odaklı olmak üzere gündelik yaşam pratikleri araştırılarak elde edilen bulgular yorumlanmıştır

Türk Müziğinin Çeşitli Makamlarıyla Ezan (CD’li)
İslam Kitapları / 27 Temmuz 2019

Ezan…Büyük davet…Ezan; İslam aleminin en temel ibadetlerinden biri olan namaz ibadetini, günde beş vakit bizlere bildirerek, bu ibadete icabetimizde önemli rol oynayan bir unsurdur. Türk din musikisinin en önemli formlarından biri olan ezanın kendisi bir musikidir. İçinde geçen lafızlar ve doğal akış ile insan ruhuna hitap eder. Ezanı amacına uygun olarak tesirli bir biçimde icra edebilmek için musikimizin ve makamlarımızın gücünden yararlanmamız gerekmektedir. Bu kadar zengin bir mûsikîmiz varken; ezan icrâlarının birkaç makamla sınırlı tutulması, bu önemli davet için yeni çalışmalar ve denemeler yapılabileceği düşüncesini ortaya çıkarmıştır. Çalışmada bulunan CD’de, geçmişten günümüze kadar okuna gelmiş geleneksel ezan makamlarının dışında yedi farklı makamda ezan örnekleri sunulmuştur. Bu ezanlar, stüdyo ortamında okunmuş, okunan ezanlar mümkün olan çerçevede en küçük detaylarına kadar notaya alınarak, makamları ile ilgili bilgiler verilmiş ve kayıtlar çerçevesinde makamsal analizleri yapılmıştır. Herhangi bir makamda ezan tatbik etmek istenmesi durumunda dikkat edilmesi gereken hususlar, ezan lafızlarının makamlarda kullanılış biçimlerinin tespiti ışığında belirtilmiştir.

Yerel ve Ulusal Boyutlarıyla Teoride ve Pratikte Vatanseverlik
Akademik Kitaplar / 26 Temmuz 2019

Vatanseverlik konusu her ne kadar gündelik hayatta ve sözlü gelenekte fazlaca vurgu yapılan bir kolektif konu başlığı olsa da; Türkiye’de yazılı ve akademik olarak yeterince incelenmiş değildir. Türkiye’de “vatanseverlik” denince akla gelen ilk ve belki de son aydın yüz yıl önce yaşamış bulunan Namık Kemal, ilk ve son metin de yine onun “Vatan yahut Silistre” isimli piyesidir. Çoğumuz Ziya Gökalp’i ve onun bu konudaki söylediklerini bile bilmez, bilse de eksik hatta yanlış biliriz. Nihayet bu konu Türkiye’de yeterince incelenmemiştir. O kadar ki, Türkiye Cumhuriyeti’nde doğrudan bu konuyu inceleyen tek bir telif eser dahi mevcut değildir. Başka dilden Türkçeye yapılan çeviri kitap ise sadece bir tanedir. Dolayısıyla günümüz Türkiye’sinde bu konu üzerine metodolojik olarak veri toplama ve bu verileri bilimsel olarak yorumlama ihtiyacı son derece belirgin bir ihtiyaçtır.

Ekonomi
Ekonomi Kitapları / 22 Temmuz 2019

Ekonomi, insan davranışlarının iktisadi yönünü inceleyerek, kıt kaynaklarla ihtiyaçlar arasında dengeyi bulmaya ve böylece toplumsal refahı artırmaya yönelik kuralları ortaya koymaya çalışmaktadır. Hemen her alanda ve sektördeki faaliyetlerin bir ekonomik yönü bulunmaktadır. Toplum refahı doğrultusunda sağlıklı kararlar verilmesi ve kıt kaynakların etkili yönetilmesi için, geniş anlamda ekonomi bilmeye gerek vardır. Bu ihtiyaçtan hareketle ekonomi bilimi doğmuş ve gelişmiştir. Yaklaşık 21 yıldır üniversite öğrencilerine yazar tarafından anlatılan genel ekonomi, mikroekonomi ve makroekonominin temel konularını içerecek şekilde hazırlanan bu kitap, pek çok üniversite öğrencisinin ekonomi alanındaki temel bilgi ihtiyacını önemli ölçüde karşılayan bir ders kitabı olmanın yanında, aynı zamanda genç araştırmacılara yararlı bir kaynak niteliğindedir. Bu amaçla kitapta ekonominin tanımı ve kapsamı, temel kavramları, ana sorunları, ekonomik sistemler, üretim faktörleri, ekonomik faaliyetleri etkileyen faktörler gibi ekonominin genel konularına; mikroekonomiye ilişkin tüketici dengesi, talep analizi, üretici teorisi, arz analizi, fiyat teorisi ve üretim faktörleri fiyat analizi konularına ve makroekonomiye ilişkin milli gelir, para, enflasyon, istihdam ve işsizlik, ekonomik büyüme ve kalkınma konularına yer verilmiştir. Böylece ekonomi bilimine ilişkin en önemli konular tek bir kitapta toplanarak okuyucunun hizmetine sunulmuştur. Konular sade ve anlaşılır bir dille,formüllerle, örneklerle, tablo ve grafiklerle anlatılmış ve açıklanmıştır.

Sosyal Medya ve Etkileri
Akademik Kitaplar / 13 Temmuz 2019

Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kullandığı sosyal medya çok hızlı bir şekilde büyümekte ve kullanım alanları çeşitlenmektedir. Sosyal medya gündelik hayatımızı hızlı ve yoğun şekilde etkilemeye devam etmektedir. Sosyal medyanın hayatımızın her alanına sirayet etmesine binaen binlerce kişi birbirleri ile iletişim halinde olabilmekte ve paylaşımda bulunabilmektedirler. Bu denli büyük bir platform elbette sadece resim paylaşma, mesaj atma, video izleme vb. Gibi amaçlar için değil yaşamla ilgili diğer hususlar için de yoğun şekilde kullanılmaktadır. Sosyal medyanın ekseri olarak algı yönetimi için kullanıldığı söylenebilir. Liderler, kuruluşlar, firmalar, gruplar ve bireyler düşüncelerini dayatmak, ürün ve hizmet satmak, bilgi aktarmak vb. gibi çeşitli amaçlarla algı yönlendirme çalışmalarında sosyal medyayı kullanmaktadırlar.

Bor ve Bor Atığının İnşaat Sektöründe Kullanım Stratejileri

Endüstrinin gelişmesi beraberinde atık madde miktarında artışı getirmiştir. Oluşan bu atıkların bertaraf edilmesi sürekli çözümü aranan bir sorun haline gelmiştir. Atıkların farklı sektörlerde ham madde veya ikame malzemesi olarak kullanımı bulunan çözüm yollarından biridir. Dünya rezervinin büyük bir kısmına ev sahipliği yapan ülkemizde, bor ve bor endüstrisi atıkları kullanılabilecek atıklar arasında yer almaktadır. Bu kitapta, bor cevheri ve bünyesinde yeraltı sularına ve toprağa zarar veren borik asit (B2O3) bulunan atıkların inşaat sektöründe kullanılarak çevreye vereceği zararların minimize edilmesi, bor ve bor atığı katkısının, bu sektörde kullanım stratejilerine yer verilmiştir.

Yeni Açık-Ekonomi Makro İktisadı Döviz Kuru Ve Cari İşlemler Hesabı
Akademik Kitaplar / 4 Temmuz 2019

Temelinde Keynesçi modellerin yer aldığı ve açık ekonomileri makro iktisadi yapı dahilinde ele alan Mundell-Fleming modeli, fiyat ve ücret katılıkları, tekelci rekabet koşulları gibi mikro temelleri göz ardı etmesi nedeniyle eleştiriye uğramıştır. Buna karşılık Yeni-Keynesçi literatürün önerme ve yöntemlerini kullanarak açık ekonomilerin makro iktisadi yapısını mikro iktisadi kısıtlar altında analiz eden ve bu amaca yönelik olarak dinamik stokastik genel denge modellerini kullanan yeni bir yaklaşım ortaya çıkmıştır. Literatürde yeni açık ekonomi makro iktisadı (New open economy macroeconomics, NOEM) olarak bilinen bu yaklaşımın çıkış noktası olarak Obstfeld ve Rogoff (1995) çalışması gösterilmektedir. Gazi Üniversitesi, Ekonometri Bölümü’nde doktora tezi olarak kabul edilen bu çalışmada öncelikle yukarıda özetlenen süreç ele alınmakta, açık ekonomi makro iktisadı modelleri incelenmektedir. Bununla birlikte, Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin yeni açık ekonomi makro iktisadı önermeleriyle uyumunu inceleyen bir ampirik analize yer verilmektedir.

Aklın Gördükleri
Edebiyat Kitapları / 29 Haziran 2019

-Bu dünyada hiçbir şey üretmeye gücün yetmiyorsa bile, en azından sevgi üret. Sevgiye, hem senin hem de herkesin ihtiyacı var ve sevgi üretmek için insan olmaktan başka, bir şeye de ihtiyacın yok. İnsanlığını yeniden keşfet yeter.-En sıcak ev, bir insanın kalbidir.-Her şeyin, herkesin yalnızlaştığı günümüzde, insanın insana yüzünügöstermesi, onun yüzünün zekatı olsa gerektir.-Sohbet; ruhun, ruhu ziyaretidir.-İçindeki güneşi bulamayanı, dışardaki güneş ısıtmaz.-Mezarım, çekildiğim son odam.-Düşünmek, insana nefestir.-Fiilin ruhu, Allah rızasıdır.-Nefesin ruhu, özgürlüktür.-Dünya malı ile ancak beş taş oynanır.-İnsan bu dünyaya ne paralı gelmiştir ne de paralı gidecektir. Ama rızıkla gelmiştir ve rızıkla gidecektir.-İnsanlar sistemin fakiridir. Yoksa Allah’ın rızık vermiş olduğu her insan zengindir.-Malım diyerek, Mevla’nın malına sahip çıkıp, hırsızlık yapmayacaksın.-Ey insan! Temelsiz dünyaya temelli ev yapıyorsun.-Ey nefsim! Dünyayı bir poşete koyup eline verseler, onu kimin mülküne yerleştirebilirsin ki.-Çocuklar, kısa bir süre sonra yıkılacağını bile bile kumdan kuleler yaparlar. Ya biz büyükler, farklı mıyız acaba?-Her an nefes alıp vermek zorunda oluşumuz yularımızın kimin elinde olduğunu göstermez mi?-Vücudun terazisi ruhtur. Kefeleri ise kalp ve akıldır.-Alnın beş vakit; ruhun her vakit secdede olmalıdır.-Göz yaşı, ruhu temizler.-Doğum bir besmele, hayat bir dua, ölüm ise, amindir.-Dünya minderi, er geç altından çekilecektir.-Dünya kirleri, dünya sabunu ile yıkanmaz.-Ölüm, hiç yaşamamış gibi çekip gitmek.-Ölümün ölümü, kıyamettir.-Ey beden! Sen ait…

Bülbülün Şarkısının İzinde (Philomela)
Edebiyat Kitapları / 16 Haziran 2019

Philomela’nın öyküsünü ilk kez okuduğumda; derinden etkilendim. Öykü korkunç sürprizlerle dolu, bitmeyen bir trajediler yumağıydı. Beni asıl çarpan Philomela’nın maruz kaldığı cinsel şiddete ve dilinin kesilmesine rağmen kendini yine de ifade etme gücü ve Procne’nin annelik de dahil her tür bağını reddedip, bir kadın olarak kardeşinin ve kendinin intikamını alma iradesiydi. Bununla birlikte çok etkilendiğim bir diğer nokta da Ovidius’un, insanın içinde bulunduğu durumu anlatabilme ustalığıydı. İki kadının güçlü iradeleri kadar, bir erkeğin aczi de son derece gerçekçi bir şekilde öyküde anlatılmaktaydı. Öykünün sonunda kahramanın “bülbül”e dönüşmesi de benim için çok anlamlıydı. Philomela’nın öyküsüne olan bu ilgim beni klasik batı vokal müziğinde Philomela’nın izini sürmeye yöneltti. Acaba sessizleştirilen fakat bülbüle dönüşerek şarkısına devam eden kadının şarkısını söyleyebilir miydim?