Türk Sinemasının Erkekleri: Mekanları İdeolojileri
Sanat Kitapları / 9 Ağustos 2019

“Ahlat Ağacı(Nuri Bilge Ceylan/2018), Sarmaşık(Tolga Karaçelik/2015), Ben O Değilim(Tayfun Pirselimoğlu/2013), Tepenin Ardı(Emin Alper/2012), Çoğunluk(Seren Yüce/2010), Hayat Var(Reha Erdem/2008), Hababam Sınıfı Üçbuçuk – Hababam Sınıfı Askerde(Ferdi Eğilmez/2005), Hababam Sınıfı Merhaba(Kartal Tibet/2004), Masumiyet(Zeki Demirkubuz/1997), Gece Melek ve Bizim Çocuklar(Atıf Yılmaz/1994), Anayurt Oteli(Ömer Kavur/1987) ve Kurbağalar(Şerif Gören/1985) Filmlerinin erkek karakterleri, erkek mekanları ve erkek ideolojileri üzerine düşünceler; ‘Türk sinemasının erkekleri; mekanları, ideolojileri’ içinde…..”

Erken Sinemanın Aynasından Osmanlı Alman İlişkileri (1895-1918)
Sanat Kitapları / 8 Ağustos 2019

Elinizdeki kitap, bugüne dek Türkiye-Almanya ilişkilerinin sinema tarihindeki yansımasını ağırlıklı olarak göç ilişkisi çerçevesinde ele alan çalışmalara, erken dönem sinemanın perspektifinden yaklaşarak, iki ülke arasında sinemanın ilk yıllarından itibaren nasıl bir temas kurulduğunu, diğer yandan Osmanlı-Alman tarih yazımında üzerinde fazla durulmayan kültürel alanı merkezine alarak, katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Erken dönem sinemanın, devletler nezdinde ve uluslararası ilişkilerdeki yeri, yarattığı yeni görme biçimleriyle seyirciyi yönlendirme gücü, iki ülke ilişkisi üzerinden görsel ve yazılı tarihin belleğinde ele alınmaktadır. Sinemanın ulusötesi yapılanmasına ve propaganda gücüne odaklanan çalışma, dönemin belge ve kurmaca filmler ile haberleri ve öne çıkan belgeleri ışığında yol almaktadır.

Türk Sinemasının Erkekleri
Sanat Kitapları / 7 Ağustos 2019

“Ahlat Ağacı(Nuri Bilge Ceylan/2018),Sarmaşık(Tolga Karaçelik/2015),Ben O Değilim(Tayfun Pirselimoğlu/2013),Tepenin Ardı(Emin Alper/2012),Çoğunluk(Seren Yüce/2010),Hayat Var(Reha Erdem/2008),Hababam Sınıfı Üçbuçuk – Hababam Sınıfı Askerde(Ferdi Eğilmez/2005),Hababam Sınıfı Merhaba(Kartal Tibet/2004),Masumiyet(Zeki Demirkubuz/1997),Gece Melek ve Bizim Çocuklar(Atıf Yılmaz/1994),Anayurt Oteli(Ömer Kavur/1987) veKurbağalar(Şerif Gören/1985) filmlerinin erkek karakterleri, erkek mekanları ve erkek ideolojileri üzerine düşünceler; ‘Türk sinemasının erkekleri; mekanları, ideolojileri’ içinde…..”

Sanat Terapisi
Sanat Kitapları / 3 Ağustos 2019

Sanat terapisini “uğraş terapisi”nden ayırmak gerekir. Sanat terapisinde sanat sadece rahatlama amaçlı kullanılmaz. Sanat terapisinde ortaya konan ürünler terapiyi derinleştiren, yüzeye çıkardığı verilerle psikoterapiye yön veren, sözcüklerin ötesine geçerek seansı danışana özgü kılan, yaratıcı enerjinin iyileştirici gücünden yararlanan, duygu ve düşünceleri açığa çıkaran, beynin hem sağ hem sol yarım küresine etki ederek danışanın sorunlarına yeniden anlam kazandıran bir araç niteliğindedir. Burada amaç psikoterapiyi derinleştirmek, kişiye özel kılmak, yaratıcı enerjinin gücünden yararlanmak, terapiyi estetik ve çekici kılmaktır. Bu kitaptaki çalışmaları bire bir kullanmak, hiç sanat terapisi eğitimi almamış ve sanat terapisini hiç yaşantılamamış biri için anlamlı olmayacaktır. Sadece teorik eğitimlere katılarak sanat terapisi alanında ustalaşmak da mümkün değildir. Sanat terapisinde neler olup bittiği ancak deneyimlenerek, hissederek, yaşantılanarak öğrenilebilir. Okumalar, teorik seminerler sanat terapisinde yaşantıladıklarınızı destekler, derinleştirir, sağlam bir zemine oturtur ama tek başına yetersizdir. Sanat terapisine ilgi duyuyor iseniz, şu dörtlüyü ihmal etmemelisiniz; bir sanat dalı ile uğraşmak, sanat terapisini yaşantılamak, teorik eğitimler almak ve okumak. Şayet sanat terapisine gönlünüzü kaptırdıysanız, İyi yolculuklar!

Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi (2 Cilt Takım Kutulu)
Sanat Kitapları / 31 Temmuz 2019

Türk sanat tarihinde, çeşitli sanat eserlerine yansıyan Anka, Simurg, Garuda, ejderha gibi efsanevi; kurt, arslan, kaplan, ayı, yılan gibi yırtıcı ve at, deve, kedi, köpek gibi ehlileştirilmiş hayvanlara dair tasvirlerin sembolizmi üzerine alanında ilk ve tek araştırma olma özelliğini koruyan Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi, konusunun kapsamını kozmolojik, mitolojik, astrolojik, dinî ve edebî kaynaklara, eski metinlere, yazıtlara inerek derinleştiren ve ilk defa elinizdeki Ötüken baskısında ilave edilen ikinci cildin de neşriyle, Proto-Türk devrinden MS 14. yüzyıla kadar, tasvir sanatlarımızın önemli bir başlığına dair hacimli ve öncü bir başvuru eseri olmuştur. Eser, içerdiği 200’ün üzerinde çizim ve 400 civarında renkli resimle ele aldığı konuyu görsel açıdan da tamamlayan bir el kitabı olmasının haricinde, çağdaş resim sanatımıza da ilham verecek bir corpus olarak temayüz etmektedir. İslâm Öncesi Türk Sanatı, İslâmi Dönemde Asya Türk Sanatı, Türk Mitolojisi, Orta Asya Türk Resim Sanatı, Türk Sanatında İkonografi gibi başlıklarda uzun yıllar dersler veren ve bu konularda bugün pek çok baskı yapmış temel kitapları kaleme alan Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun 30 yılı aşkın çalışmalarının, bilgi ve birikiminin yansıdığı Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi’ni, sanat tarihi literatürümüze mühim bir katkı olmak üzere layık olduğu baskı kalitesiyle okuyucularımıza ulaştırmakla kıvanıyoruz.

Tiyatro Eleştiri Seçkisi 2
Sanat Kitapları / 27 Temmuz 2019

Birgül Yeşiloğlu Güler, akademik kimliğini de ön plana koyarak Devlet Tiyatroları sahnelerinde sergilenen oyunlara ilişkin yazılarıyla hem tiyaromuza katkı sağlıyor, hem de onların sesini yurt geneline yayıyor… Yeşiloğlu Güler’in, bugüne kadar kaleme aldığı eleştiri yazıları bize aynı zamanda Devlet Tiyatroları sahnelerinde farklı renk ve yelpazede oyunlar sahnelediğimizi de bütünlüklü bir biçimde gösteriyor… Onun çıktığı bu eleştiri serüveninde, yerli ve yabancı pek çok yazarın farklı bakış açılarına dair Moliere’den Orhan Kemal’e kadar yaptığı saptamaları ise yetkinliğini gösteriyor… Üstelik bu yazılar arasında oynadığım bir oyunun olması da büyük mutluluk… Birgül Yeşiloğlu Güler’e sürdürdüğü yolculukta başarılar dilerim. Mustafa Kurt Devlet Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni

Sanat Öğretir mi?
Sanat Kitapları / 25 Temmuz 2019

Sanat felsefecisi Özkan Eroğlu kitabıyla ilgili şunları söylüyor: Sanat, “sanatçı” ve “sanat yapıtı” olgularının aracılığıyla kendini var eden bir şey. Bu var olanın taşıdıklarını anlamak isteyen bir de “izleyici” olgusu bulunmakta. Sanatı, izleyene taşıyacak olan yegâne şey ise, sanatçı eliyle ortaya konan sanat yapıtı. Sanat yapıtlarına kilitlenen izleyici, bu kitlenme sayesinde topyekûn bir sanat algısı ve eidetik yapıya da sahipse, sanatın öğrettiğini fark ederek derinleşmekte, derinleştikçe bunu daha iyi anlamakta ve en nihayetinde de “sanat öğretir” deme noktasına gelmekte. İşte bu nokta üzerine olan derdimi anlatmak istiyorum bu kitapla.

Sinemada Tembellik Hakkı
Sanat Kitapları / 25 Temmuz 2019

Filmleri kitle eğlencesinin bir parçası olarak kabul eden küçümseyici bakış, onların ardındaki zihinsel evreni kavrama konusunda entelektüel eksiklik içindedir. Oysa filmler tarihin bir anındaki tüm bilişsel eğilimleri içeren yaratıcı anlatılardır. Her film gösterdikleri ya da gizledikleriyle bir anlam üretir. Bazı filmler ise sadece anlam üretmekle kalmaz, zaman ve hareket imajlardan oluşmuş bir kuram oluştururlar. Bu kitap modern uygarlığın en önemli olgusu olan çalışma etkinliği ile modern uygarlığın en yaratıcı ve etkili sanatsal biçimi olan sinemayı, çağdaş uygarlığa yeni bir felsefi bakış açısıyla bakabilmek için bir araya getiriyor. Zorunlu çalışma ve yaratıcı emek arasındaki ilişki Avrupa sinemasını kapsayan ama çoğunlukla Amerikan sinemasına odaklanan yüzlerce filmin analizi ve felsefi bir perspektifle inceleniyor. İçinde Nietzsche de var, Charlie Chaplin de… Marx da var Jim Jarmush da… Popüler filmler de var, sanat filmleri de… Hem sinema tarihini öğrenmek isteyen okurlar için hem de sinemanın entelektüel keyfini arayan okurlar için özgün bir eser…

Yarının Bahçe Kentleri
Sanat Kitapları / 22 Temmuz 2019

Çok erken bir tarihte, kent üzerine yazılmış temel metinlerden biri olan, Ebenezer Howard’ın “Yarının Bahçe Kentleri” başlıklı kitabı yayımlandı. Aykut Köksal’ın genel yayın yönetmenliğinde, mimarlık ve kent üzerine kuramsal kitaplar yayımlayan Daimon Yayınları’nın son kitapları arasında yer alan “Yarının Bahçe Kentleri”ni, Türkçe’ye Volkan Atmaca aktardı. Şehircilik disiplininin önde gelen akademisyenleri arasında yer alan Ruşen Keleş, kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor: “İlk kez yayımlandığında, başlığı Yarın: Gerçek Toprak Reformuna Giden Barışçı Yol olan Bahçe Kentler kitabında, Howard’ın ortaya atmış olduğu düşünce, kitabın yayımlandığı tarihe göre çok ileri bir adım niteliğindeydi. Aşırı kentleşmenin ekonomik ve toplumsal sakıncalarını gidermek, nüfusun ülke yüzeyinde daha dengeli bir biçimde dağılımını sağlamak amacıyla ortaya atılan Bahçe-Kent kavramı, ne kentlerde, ne de kırsal alanlarda var olmayan ideal yaşam ortamı özelliklerinin her ikisine de sahip yerleşim yerlerini yaratmayı amaçlıyordu. Bahçe-Kent düşüncesinin ardında yatan varsayım, hem kentsel, hem de kırsal yaşam ortamlarının sakıncalarını gideren, aynı zamanda erdemlerini bir araya getiren bir yaşam biçiminin,ancak köylerle kentlerin, bir anlamda, ‘evlendirilmesiyle’ sağlanabileceği düşüncesiydi.”

Mimarlık Göstergebilimi
Sanat Kitapları / 21 Temmuz 2019

Umberto Eco’nun üç ayrı metninden oluşan “Mimarlık Göstergebilim” başlıklı kitabı, Fatma Erkman Akerson’un çevirisiyle yayımlandı. Aykut Köksal’ın genel yayın yönetmenliğinde, mimarlık ve kent üzerine kuramsal kitaplar yayımlayan Daimon Yayınları’nın son kitabı olan “Mimarlık Göstergebilimi”, Göstergebilim dünyasının en yetkin adlarının başında yer alan Umberto Eco’nun kitabına yazdığı önsözde Fatma Erkman Akerson şunları söylüyor: “Göstergebilim, özellikle Eco’nun araştırmalarıyla, tüm kültür olgularına sistem kavrayışı içinden bakmakla birlikte, bu olguları dönemsel koşullara yerleştirmeye de başladı. Sonuçta, dilin ve edebiyatın yanı sıra tanıtımdan biyolojiye pek çok alan göstergebilimin konusu haline geldi. Öyle ki, artık salt göstergebilimci olmak yetersiz kalıyor, önemli olan üstünde bilgi sahibi olunan belli bir alanı ele alıp, bu alana bir kültür olgusu gibi bakabilmek. Tabii burada gözden kaçırılmaması gereken en önemli şey de, değişik alanlar için değişik göstergebilim modelleri kurabilmek. Eco, çevirisini sunduğumuz bu metinde, mimarlığa göstergebilimin merceğinden bakıyor. Mimari göstergelerin kavramsal yapısının işlevlerle bağlantılı olmasından yola çıkarak işlevlerin tanımına birçok yenilik getiriyor. Kuşkusuz, mimari hakkındaki önbilgilerimizi de bir hayli sarsıyor.”